Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/630 E. 2009/3283 K. 18.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/630
KARAR NO : 2009/3283
KARAR TARİHİ : 18.05.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisiz olduğuna dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesiyle, davacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan davalıya ait aracın alkollü sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kaza sonucunda, davacının karşı araç kasko sigortacısına ödediği 5.750 YTL hasar bedelinin, ödeme tarihi 7.2.2007 den itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle, davalının ikametinin Bandırma olması nedeni ile davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalının ikametgahı Bandırma olduğundan yetki itirazının kabulüne, yetki yönünden davanın reddine, dosyanın talep halinde yetkili ve görevli Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali mesuliyet sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110.maddesi ile zorunlu mali mesuliyet sigortası Genel Şartlarının C.7.maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinde birinde açılabileceği gibi, kazanın vukuu bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir.
Ancak, zarar sorumlularına karşı ödemede bulunan sigortacının, kendi akidi olan sigorta ettirene veya halefiyet ilkesi uyarınca üçüncü kişilere karşı açacakları rücu davalarında yetkili mahkemenin hangi yer mahkemesi olacağı, anılan yasa maddelerinde düzenlenmemiştir. Bu nedenle, bu tür davalarda yetkili mahkemenin saptanması HUMK’nun (9. ve 21. maddelerine göre) genel yetki kuralları çerçevesinde yapılmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.5.2004 gün ve 2005/11-543 Esas 2005/590 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.
Hal böyle olunca, mahkemece, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunduğundan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.60.-TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 18.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.