Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/716 E. 2009/3303 K. 18.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/716
KARAR NO : 2009/3303
KARAR TARİHİ : 18.05.2009

Davacı … ile davalılar …, … aralarındaki dava hakkında İstanbul 5.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19.7.2007 gün ve 2004/342-153 sayılı hükmün Dairenin 7.4.2008 gün ve 2008/283-1718 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –

Davacı … vekili, davalı …’in genel kredi ve kredi kartı sözleşmelerinin müşterek borçlu müteselsil kefili olduğunu, kredi sözleşmelerinden … 60.212,02-YTL borcun ödenmediğini, hakkında yaptıkları ıcra takıbını sonuçsuz bırakmak, alacaklıdan mal kaçırmak amacı ile taşınmazını davalı 3.kişi … …’a muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek, B.K. 18, İİK.277 ve devamı maddeleri uyarınca muvazaalı satış işleminin butlanına, cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davada muvazaa hukuksal nedenine dayanıldığı, muvazaanın davacı tarafça ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç, dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
HUMK’nun 76. maddesi hükmüne göre bir davada maddi olayları ileri sürme davanın taraflarının, hukuki nitelendirmeyi yapma hakimin görevidir.
Somut olayda, davacı alacaklı o borcun doğumundan sonra, borçlu davalı … hakkında icra takibi başlatmış; ancak, borçlu taşınmazını borcun doğumundan sonra elinden çıkarttığından takip ve hacizler sonuçsuz kalmıştır. Davacı, mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapılan bu satışın butlanına hükmedilerek cebri icra yapma yetkisi talep etmiştir. Bu durumda açılan davanın İİK. 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğunun kabulü ile İİK. 278, 279 ve 280’inci maddelerinde öngörülen iptal sebeplerinin araştırlıp, bu yönde inceleme yapılması gerekir.
Nitekim, davacı alacaklı dosyaya sunduğu dilekçelerde İİK.278, 279 ve 280’inci maddelerinde öngörülen iptal sebeplerinin gerçekleştiğini ileri sürerek davalı borçlu ile davalı 3. kişi arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiş ve tasarrufun iptali davası açılabilmesi için ön koşul olan aciz belgesini mahkemeye ibraz etmiştir. Bütün bu maddi ve hukuksal olgular karşısında İİK.278, 279 ve 280’inci maddeleri uyarınca araştırma ve inceleme yapılarak toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre bir karar vermek gerekirken, muvazaanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle yanılgılı niteleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Diğer yandan dava konusu taşınmazın davalı … tarafından hacizli olarak satın alındıktan sonra dava dışı alacaklının talebi ile cebri icra yoluyla ihale edilmiş ve satış bedelinin ödenmesi için yapılan sıra cetveline itiraz davası sonucunda Beyoğlu 3. İcra Mahkemesinin 29.12.2006 tarih, 2006/663-672 E.K. sayılı hükmüyle dava dışı alacaklının alacağına ayrılan kısımdan arta kalan bedel olduğu, artan kısmın tasarrufun iptali davası sonucuna kadar bekletilmesine karar verildiği getirtilen dosyasından anlaşılmıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile 19.07.2007 gün ve 2004/342 Esas, 2007/153 Karar sayılı yerel mahkeme kararının onanmasına dair, Dairenin 07.04.2008 gün, 2008/283-1718 E.K. sayılı ilamın ortadan kaldırılmasına, yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, karar düzeltme harcı ve temyiz peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya verilmesine 18.5.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.