YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/726
KARAR NO : 2009/3054
KARAR TARİHİ : 12.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödenmediğini belirterek, 10.972.00.YTL’sı tazminatın 19.8.2006 tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, yetki ve işbölümü itirazında bulunmuş kazanın aracın istiap haddi üzerinde yük taşıması nedeniyle meydana geldiğini, zararın poliçe teminatı dışında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre araçta 10.972.80.YTL hasar meydana geldiği, poliçe limitinin 10.000.YTL ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000.00.YTL’sı tazminatın 21.8.2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve davanın olay yeri mahkemesinde açılmış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5.10 maddesinde yazılı “Taşıtın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşınması sırasında meydana gelen zararların teminat dışında olduğuna” ilişkin hükmünün uygulanabilmesi için, riziko ile istiap haddinden fazla yük ve yolcu taşıma arasında uygun illiyet bağının bulunması ve kazanın sırf bu nedenle meydana gelmesi gerekmektedir. Mahkemece, kazadan sonra davacıya ait aracın yükünün aktarıldığı iddia edilen araca ait bilgiler ve varsa tartı makbuzları da getirilerek aracın taşıma haddi üzerinde yük taşıyıp taşımadığı, kazanın münhasıran taşıma haddinin aşılması nedeniyle meydana gelip gelmediği ve ayrıca ekspertiz raporu ve faturalar da dikkate alınarak araçta meydana gelen hasar bedelinin belirlenmesi hususunda konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi veya bilirkişi heyetinden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak ve hükmedilen tazminat miktarı yönünden usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın B.3.1. maddesine göre sigortacı, hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp, hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. Dolayısıyla, sigortalı araçtaki hasarın belirlenmesi bir incelemeyi gerektirmektedir. Bu nedenle, gerçek zararın tespitinden sonra sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. O halde, davalının en erken ekspertiz raporu düzenleme tarihinde gerçek zararı öğrenerek, tazmin yükümlülüğü doğduğu ve bu tarih itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü ile buna göre hüküm kurulması gerekirken, temerrüt tarihi olarak yazılı şekilde sigorta şirketine başvuru tarihinin esas alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 60.00.TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12.5.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.