Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/779 E. 2009/3889 K. 02.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/779
KARAR NO : 2009/3889
KARAR TARİHİ : 02.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Sigorta A.Ş vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait, davalılar tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın trafik kazası sonucunda hasar gördüğünü; ancak, sigorta şirketi tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 7.290,13 YTL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı … vekili, sigortalı aracın sözleşme hükümlerine aykırı olarak kullanım tarzının değiştirildiğini, aracın ticari amaçla (rent acar) kullanıldığını, bu nedenle oluşan zararın teminat dışı olduğunu savunmuştur.
Davalı … adına, dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından aracın kiraya verildiğinin kanıtlanamadığı, zararın teminat kapsamında kaldığı gerekçesi ile bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, 7.247,89YTL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … Sigorta A.Ş vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … Sigorta A.Ş vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün davalı … Sigorta A.Ş yönünden onanması gerekmiştir.
2-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dava, sigorta şirketi ile sigorta poliçesini tanzim eden acenteye karşı açılmıştır. TTK’nun 119’ncu maddesi hükmüne göre, acentenin akdettiği veya akdinde aracılık yaptığı sözleşmelerden doğan ihtilaflardan dolayı müvekkil adına acenteye karşı dava açılabilir. Başka bir deyişle, acente aleyhine doğrudan doğruya dava açılamayacağı gibi, sigorta şirketinin asaleten yer aldığı davada acenteye husumet yöneltilmesine de olanak bulunmamaktadır. O halde davalı acente hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile davalı … Sigorta A.Ş aleyhine kurulan hükmün ONANMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı acente vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı … yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 293.40 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı … Sigorta A.Ş.’nden alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 02.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.