YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7967
KARAR NO : 2009/7283
KARAR TARİHİ : 09.11.2009
…
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Malatya Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :1- …Gıda Nakliyat Sanayi ve Ticaret
Ltd.Şti. temsilen …, 2-…
DAHİLİ DAVALI :3-…,4-…, 5-…
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, … Gıda Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin vergi borçlarının bulunduğunu, şirketin %98 payına sahip ortağının taşınmazlarını diğer davalılar Baki ve …’ye satışına, bu davalılardan Baki’nin de aldığı taşınmazları davalı …’a devrine ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan satışlarda 3. kişi durumunda bulunan davalıların kötüniyetli olduklarının, borçlunun mal kaçırma kastını bilen ya da bilebilecek durumda olan kişilerden olduklarının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı Kanun’un 24 vd maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklı Maliye Hazinesine karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla kamu alacağın tahsilini sağlamaktır.
../…
– 2 –
2009/7967
2009/7283
Davacı … Hazinesi, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir.
6183 sayılı Kanun’un 25. maddesine göre iptal, borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle, bunların mirasçılarına ve suiniyet sahibi diğer üçüncü şahıslara karşı istenir. Somut olayda tasarrufu yapan …, borçlu konumunda olmasına rağmen işbu davada, davalı olarak yer almamıştır. Dava dilekçesinde ise vergi yükümlüsü olan davalı şirket temsilcisi olarak yazılmıştır. Bu durumda adı geçen …’ın usulünce davaya dahil edilmesi, delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 09/11/2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.