Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/8051 E. 2009/7771 K. 23.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8051
KARAR NO : 2009/7771
KARAR TARİHİ : 23.11.2009


-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :1) …, 2) …,…

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalılardan …’un müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait olan taşınmazı yanında çalışan yakını …’a sattığını, onun tarafından da borçlunun kayınbiraderi olan … ’a satıldığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan … davanın reddini istemiş, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece aciz belgesinin bulunmaması ve davacının alacağının tasarruf tarihinden sonra doğması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yukarda belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, bu tür davaları elinde kat’i (İİK.nun 143.md) yada geçici (İİK.nun 105.md) aciz belgesi bulunan alacaklılar açabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re’sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekir. Yine bu tür davalarda davacının icra takibine konu ettiği alacağında iptali istenilen tasarruftan önce doğmuş olması gerekir. Aciz

../…

– 2 –
2009/8051
2009/7771

belgesinin dava açılmadan dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasında ve hatta hükmün Yargıtay’ca onanmasından (veya bozulmasından) sonra bile sunulma olanağı vardır. Somut olayda mahkemece davacı tarafa aciz belgesi ibraz etmesi için kesin süre verilmediği gibi alacaklı davacı alacağının dosyaya ibraz ettiği kefalet Sözleşmesinden kaynaklandığını bildirdiği halde bu yönde de her hangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Bu nedenle mahkemece alacaklı davacıya aciz belgesi ibraz etmesi için kesin süre verilmesi, alacağın doğum tarihinin alacaklı ile borçlu arasında borçlanmanın nedeni olan ticari ilişkinin başladığı tarih olabileceği üzerinde durulması ondan sonra tarafların toplanan ve toplanacak tüm delillerinin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün yukarda açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.