YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8067
KARAR NO : 2010/5667
KARAR TARİHİ : 17.06.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, … 13. İcra Müdürlüğü’nün 2007/2956 Esas sayılı dosyasındaki takip borçlusu … ile üçüncü kişinin karı koca olduğunu, ancak haklarında Mahkemece borç tarihinden önce verilmiş ayrılık kararının bulunduğunu,dava konusu 09.03.2007 günlü haczin yapıldığı konutun içindeki eşyalarla birlikte üçüncü kişiye tahsis edildiğini, mahcuzların davacıya teslimi ve İİK’nun 99. maddesinin uygulanması için yaptıkları başvuru hakkında karar verilmeden dosyanın Mahkeme’ye gönderilip takibin devamı kararı alındığını belirterek mahcuzların üçüncü kişiye teslimine ve istihkak iddiaları ile ilgili İİK’nun 99. maddesi uyarınca işlem yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haczin takip borçlusu …’ın alacaklı Banka’ya bildirdiği takip adresinde yapıldığını, aralarında üçüncü kişinin de bulunduğu borçlular hakkında devam eden başka icra takiplerinin bulunduğunu, borçlu şirket hakkında iflas kararı alındığını, ölen borçlunun mirasçılarının mirası reddettiğini, üçüncü kişinin de ayrılık kararı alarak borçlular hakkındaki icra takiplerini sürüncemede bırakmaya çalıştıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlular … ve …) vekili , istihkak iddiasını kabul ettiklerini,takip borçlusu … ile üçüncü kişi arasındaki ayrılık kararının borç tarihinden önce alındığını, hacizde ele geçen belgelerin de adres değişikliği bildirilmediği için borçlu adına gönderilip posta kutusuna bırakılan belgeler olduğunu belirtmişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere göre:“haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığı,mahcuzların bir kısmı yönünden mülkiyeti kanıtlamaya elverişli ödeme belgesi ile ithal edildiğine ilişkin pasaport belgesinin bulunduğu, diğerleri yönünden ise karı ve koca olan üçüncü kişi ile borçlu hakkında borç tarihinden önce Mahkemece verilmiş ayrılık kararının ve yine ayrılık kararından önce haczin yapıldığı konuttaki tüm menkullerin davacı üçüncü kişiye tahsis edildiğine ilişkin Mahkemece verilmiş tedbir kararının bulunduğu,bilirkişi raporu ve tanım anlatımları ile de tüm mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunun belirlendiği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş;hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Davacının dayandığı ayrılık kararı, TMK’nun 197. maddesi uyarınca verilmiş tedbir kararı niteliğindedir. Evlilik birliği devam etmektedir ve ayrılık kararı uyarınca kendisine tahsis edilen ev ile eşyaların mülkiyeti lehine tedbir kararı verilene geçmiş kabul edilemez.
Somut olayda, haczin yapıldığı yer davacı ve borçlunun ortak konutu olup, haczedilen mallar da niteliği gereği eşlerin birlikte kullandıkları eşyalardır. İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup, ispat yükü altında olan 3. kişinin sunduğu ödeme belgeleri,teknik servis fişleri ve pasaport kayıtları ile diğerleri karinenin aksini kanıtlamaya elverişli nitelikte değildir.
Davanın reddi yerine oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile yazılı biçimde kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı (alacaklı) Asya Katılım Bankası A.Ş.’nin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 17.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.