Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/8124 E. 2010/10505 K. 02.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8124
KARAR NO : 2010/10505
KARAR TARİHİ : 02.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın, sürücü belgesi bulunmayan davalının sevk ve idaresindeki motosikletin çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sigortalıya ödenen 19.471,00 TL’nin 28.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek banka reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kusura ve hasara itiraz ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 19.296,24 TL ‘nin 28.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
1.Dava TTK’nun 1301. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davalı …, 15.02.1994 doğumlu olup, yaşının küçüklüğü nedeniyle dava ehliyetine sahip değildir. Dava yalnız dava ehliyeti olmayan kişiye karşı açılmış, dava dilekçesinde kanuni temsilcisinin isim ve adresi gösterilmemiştir. Dava ehliyeti dava şartlarından olduğundan tarafların dava ehliyetine sahip olup olmadıkları mahkeme tarafından resen gözetilmek zorundadır.
Dava yalnız dava ehliyeti olmayan kişiye karşı açılır ve dava dilekçesinde kanuni temsilcisinin isim ve adresi gösterilmez ise, dava bu nedenle reddedilmez, davalının kanuni
2009/8124
2010/10505
temsilcisine tebligat yapılarak davaya ona karşı devam edilir. Mahkemece, davalının kanuni temsilcileri araştırılıp saptandıktan sonra kanuni temsilciye tebligat yapılarak davaya onlara karşı devam edileceği gözetilmeden dava ehliyeti bulunmayan küçük hakkında yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma nedenine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.