YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8291
KARAR NO : 2010/3460
KARAR TARİHİ : 13.04.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişiler vekili, … İcra Müdürlüğünün … Talimat sayılı dosyalarından, borçlu şirketin borcundan dolayı davacı 3.kişilerin işyerindeki malların 23.11.2006 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemişlerdir.
Davalı alacaklı vekili, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı 3.kişilerin, borçlunun haciz adresini terk etmesinden sonra işyerini mülk sahibinden kiralayarak faaliyete başladığından ve işyerinin borçlu ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Uyuşmazlık 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu taşınır mallar, 23.11.2006 tarihinde, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği ve borçluya ait belgelerin bulunduğu adreste haczedilmiştir. İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, borç kaynağı çekler 17.06.2005 tarihinde karşılıksız şerhi almıştır. Davacı 3.kişiler işyerini bu tarihten sonra 03.11.2006 tarihinde faaliyete başlamış ve işyerindeki makineleri borçludan devir almışlardır. Borçlu ile davacı arasındaki ilişki ticari işletme devri niteliğinde bulunduğundan İİK’nun 44. ve BK’nun 179.maddelerinin uygulanması gerektiği açıkça ortadadır. Anılan maddelerde öngörülen koşulların yerine getirildiği iddia ve ispat edilmemiştir. Gerçekten borçlunun devri kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirerek ilan ettiği ve mal beyanı verdiğine ilişkin dosyada hiçbir kanıt yoktur. Bu durumda, devir alacaklının haklarını etkilemeyeceği gibi, devralan davacıda B.K’nun 179.maddesi gereği işletmenin borçlarından sorumludur.
Öte yandan, davacı 3.kişi … borçlunun işçisi olarak ödeme emirlerini tebliğ aldığı ve borçlunun haciz sırasında işyerine gelerek makineleri davacılara kendisinin sattığı yönündeki beyanı ve bu beyanı destekler tanık anlatımına rağmen bir başka firmadan alındığına ilişkin fatura sunulmak suretiyle çelişkili iddialarda bulunulması ve haciz sırasında borçluya ait belgelerin haciz mahallinde bulunması, olguları, alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik danışıklı işyeri devri niteliğinde olup alacaklının haklarını etkilemeyeceği açıktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuku olgular dikkate alınmadan davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazları kabul edilerek kararın BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 13.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.