YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8449
KARAR NO : 2010/2264
KARAR TARİHİ : 15.03.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araçta meydana gelen kazada, davalıların çocuğu olan … ’nun yaralandığını, % 20 fonksiyon kaybı oluştuğunu, bu suretle çocuklarının zarar gördüğünü ileri sürerek, 8.000,00 TL maluliyet tazminatının temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, zarara neden olan işleten ve sürücünün velayeten oğlu adana da olsa kendi sigortasından tazminat isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, haksiz eyleme dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK’nın 91. maddesi ile işletenlerin aynı yasanın 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere trafik sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiş bulunmaktadır. Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları’nın sigortanın kapsamını düzenleyen 1. maddesinde “sigortacı, bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı KTK.ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar
temin edeceği” öngörülmüş ve yine KTK.nun 92. maddesinde de, anılan sigortanın kapsamı dışında kalan hususlar belirtilmiştir. Bütün bu düzenlemelerden, bu tür sigortalarda teminat altına alınan zararların üçüncü kişilerin beden ve mallarında meydana gelen zararların olduğu tartışmasız bir husustur.
Somut olayda, davacı …’nun araç kullandığı sırada yolcu olarak araçta bulunan oğlu …’nin yaralanması söz konusudur.
Bu durumda, davalı … karşısında davacı … üçüncü kişi konumunda olduğundan, anılan kişinin yaralanması nedeniyle uğradığı zararın davalı sigortadan istenebilmesi mümkündür. Davanın davacı … ve eşinin birlikte açmış olması, TMK’nın 10. vd. maddeleri ile aynı kanunun 335. vd. maddeleri gereğince, hukuki işlem ehliyeti ve velayet hakkının kullanılması ile ilgilidir.
O halde mahkemece, tazminat istemine ilişkin olarak işin esasına girilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 15.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.