YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/856
KARAR NO : 2009/4769
KARAR TARİHİ : 30.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkilinin yarandığını ileri sürerek, 6.000,00 YTL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 57.500,00 YTL olarak artırmıştır.
Davalı … vekili, müvekkilinin poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, davadan önce temerrüde düşürülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu davacının sağ gözünün kaza sonrasında işlevini tamamen yitirdiği, davacı tarafından davalı tarafa 25.12.2006 tarihinde başvuruda bulunulduğu; ancak başvurunun Garanti Fonu Yönetmeliği’nin 12, 13 ve 14. maddelerinde belirtilen şekilde yapılmadığı için, dava tarihinden ve ıslah ile artırılan kısım yönünden de ıslahtan önce temerrüdün söz konusu olmadığı gerekçesi ile bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kabulüne, 6.000,00 YTL’nin dava tarihinden, 51.500,00 YTL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacıya zarar veren aracın zorunlu trafik sigortasından tazminat istemine ilişkindir.
Karayolu zorunlu mali sorumluluk trafik sigortacısının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98/1 ve 99/1 maddeleri hükümlerinde sigortacının gerek bedensel, gerekse mala ilişkin zararları ödeme yükümlülüğünün, durumun sigortacıya ihbarından itibaren 8 iş gününde ödenmesi gerektiği düzenlenmiştir. Somut olayda da davacı vekili 25.12.2006 tarihinde davalı … şirketine ihbarda bulunduğu anlaşılmaktadır. 2918 S.K.nun 98 ve 99.maddelerinde ihbar keyfiyeti zarar miktarı olarak değil kazanın ihbarı olarak düzenlenmiş bulunmasına göre, artık davacı vekilinin ihbarının davalı … şirketini zararın tümü yönünden temerrüde düşüreceğinin kabulü gerekir. O halde mahkemece, dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile artırılan tazminat tutarı yönünden davalı … şirketinin temerrüt tarihinin ihbar tarihi olan 25.12.2006 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 03.01.2007 tarihi olarak kabulü gerekirken aksi düşünceler ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanılgının giderilmesi, yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden H.U.M.K.nun 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 3.bendinde yer alan “miktarının 6.000,00 YTL’sine dava tarihi olan 24.08.2007 tarihinden itibaren, kalan 51.500,00 YTL’sine ıslah tarihi olan 24.09.2008” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “miktarına temerrüt tarihi olan 03.01.2007” ibaresinin eklenmesine, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.6.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.