Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/869 E. 2009/3881 K. 02.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/869
KARAR NO : 2009/3881
KARAR TARİHİ : 02.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek, 8.000,00 YTL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, poliçe limiti ile sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığı, kaza sonrasında % 15 oranında bedensel güç kaybına uğrayacak şekilde yaralandığı; ancak, talebinin sadece kazanç kaybı ve tedavi giderine ilişkin olduğu gerekçesi ile,davanın kısmen kabulü ile, 2.613,84 YTL’nin, kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. TTK.nun 1299/1.maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 1292/1, 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1.maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 işgünü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Somut uyuşmazlıkta, davalı sigorta şirketi dava açılmadan önce temerrüde düşürülmemiş olup, dava dilekçesinde talep edilen tazminat tutarı yönünden dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.Mahkemece anılan husus gözardı edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1 numaralı bendinin 1. satırında yer alan “20.03.2004” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “dava tarihinden” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONAMMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 2.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.