YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9603
KARAR NO : 2010/3725
KARAR TARİHİ : 22.04.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, … İcra Müdürlüğünün 2008/18511 sayılı takip dosyasında, 9.9.2008 tarihinde borçlunun işyerinde yapılan hacizde, borçluya vakum değerlerinin kontrolü için emaneten bırakılan tankın haczedildiğini, tankın müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, hacizin borçlunun adresinde yapıldığını, davacı tarafından sunulan faturadaki malın haciz konusu mal ile aynı olup olmadığının belli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu temsilcisi duruşmada, dava konusu mahcuzların davacı 3.kişiye ait olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, dava konusu tankın 3.kişinin siparişi üzerine borçlu tarafından imal edildiği, tank bedelinin borçluya ödendiği, ancak sertifika belgesine ait ücretin ödenmemesi sebebi ile teslimin gerçekleşmediği, tankın tüm kontrollerinin yapıldığı, gözetimin 4.8.2008 tarihinde sona erdiği, ancak belge onayının 15.9.2008 tarihinde haciz işlemi gerçekleştiğinden bahisle tankın 3.kişiye ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK.nun 96 vd. maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasıdır.
Mahkemece, dava konusu menkulün (10 m3 azot depolama tankı) davacının siparişi üzerine borçlu tarafından imal edildiği ve bedelinin ödendiği kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Taraflar arasında BK. 355 anlamında yazılı bir eser sözleşmesi dosyaya sunulmamıştır. Ancak icap ve kabul ile bu sözleşmenin kurulması mümkündür. Dosyaya sunulan “Kalite Dosyası” içerisindeki belgelerden de tankın sipariş üzerine imal edildiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde davacı 3.kişi, borçlu davalı … Ltd. Şti. Fabrikasına tankın emaneten vakum değerlerinin kontrolü ve yeniden vakumlanması için bırakıldığını beyan etmişdir. Bu durumda 3.kişi davacı ile borçlu davalı arasında eser sözleşmesi anlamındaki hukuki ilişkinin yeni bir azot depolama tankı imali mi yoksa mülkiyeti davacı 3.kişiye ait tankın yeniden onarım ve vakum değerlerinin kontrolu ve vakumlanması işi mi olduğu açıklığa kavuşmamıştır.
O halde mahkemece, davalı borçlunun davacı 3.kişi şahsa yeni bir tank mı imal ettiği, yoksa ona ait eski tankın bakım ve vakumlanmasını mı yaptığının belirlenmesi gerekir. Bu nedenle ve gerekirse tarafların (eser sözleşmesinin tarafı 3.kişi ile borçlu) şirketin ticari defter ve kayıtları incelenerek bahsi geçen sözleşme ve siparişin taraf defterlerinde ne gibi işlem gördüğü saptanmalıdır. Yazılı sözleşmenin varlığı halinde getirtilerek malın teslimine ilişkin ne gibi hüküm taşıdığı araştırılmalıdır. Malın teslimi ile ilgili hüküm varsa buna göre teslime ilişkin belgeler dosyaya ibrazı sağlanmalıdır. Yazılı sözleşme yok ise 25.8. 2008 tarih ve 25,364 nolu 60.000.TL. değerindeki fatura bedelinin ne şekilde ödendiği, 25.8.2008 tarihli faturanın 25.8.2008 tarih ve 021102 nolu irsaliyenin incelenerek tankın tesliminin hangi tarihte ve kime yapıldığı ile geçerli teslim olup olmadığı, davacı 3.kişi tarafından dosyaya sunulan 3 ayrı ödeme belgesi ve 2 ayrı faturanın 25.8.2008 tarih ve 60.000. TL. değerindeki tank satımına ilişkin olup olmadığı konularında bilirkişinden gerekçeli ve denetime açık raporuna alınmalı, yazılı bir sözleşme bulunmaması veya taraf defter ve kayıtlarında tankın 3.kişi davacıya teslimine ilişkin bir hüküm veya belgenin bulunmaması halinde menkullerde mülkiyetin teslim ile karşı tarafa geçeceğinden borçlu işyerinde ve elinde bulunduğu sırada haczedilen mahcuzun henüz davacı 3.kişinin mülkiyetine geçmediği de gözönünde bulundurularak karar verilmelidir.
Bu hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 22.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.