YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10158
KARAR NO : 2011/4861
KARAR TARİHİ : 16.05.2011
MAHKEMESİ : Torbalı Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlardan ikisini boşandığı karısı …’ye, birini de yeğeni …’ye satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu ve davalı …, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tasarrufların yakın akrabalar arasında ve bedeller arasında fahiş fark ile gerçekleştirildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı …’nün borçlu …’in kısa süre önce boşandığı ve zabıta araştırmasına göre de birlikte yaşadığı karısı olmasına, İİK’nın 278/1 maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine, buna ilaveten davalı …’nün kocası olan borçlu …’in alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİK. 280/II) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı …’nün sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalı 3. kişi …’ye dava dilekçesi tebligatı usulüne uygun olarak yapılmamış, tebligatı alan kişinin davalı … ile birlikte oturup oturmadığı hususu şerh edilmediği gibi davalının adreste bulunmama nedeni dahi tebligata yazılmamıştır. Hal böyle olunca bu tebligat geçersiz olup taraf teşkili sağlanmamıştır. Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup re’sen nazara alınması gerekir. Ayrıca taraf teşkili sağlanmadığı sürece işin esasına girme olanağı da yoktur. Açıklanan nedenle davalı …’ye yapılan tasarruf açısından kabule karar verilmesi isabetli değildir.
3- Davada ikisi …’ye, biri de …’ye olmak üzere üç tasarrufun iptali istenilmiş olup davalı … için yapılan yargılama giderinin ayrı, davalı … için yapılan giderinin de ayrı olarak hesap edilmesi ve sorumlu oldukları miktarların ayrı ayrı belirlenmesi yerine infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
4-Kabule göre de; tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu taşınmazların tasarruf tarihindeki gerçek değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda taşınmazların tasarruf tarihindeki değeri alacak miktarından daha fazladır. Bu durumda karar ve ilam harcının aciz belgesine bağlanmış takip konusu alacak miktarları üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde dava dilekçesinde yazılı miktar esas alınarak hesaplanması ve mahkemece yargılama sırasında ihtiyati haciz mahiyetinde konulan ihtiyati tedbirin hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş olması tasarrufun iptali davalarında dava kabulle sonuçlandığı takdirde alacaklı tarafından başlatılacak bir icra takibi olmayacağı, İİK’nun 281/2 maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati haczin tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşeceği ve davacı alacaklının verilen ilamı icra dosyasına ibrazı ile cebri icra işlemine devam edileceği gözetilmeden mahkemece ihtiyati tedbirin kararın kesinleştiği tarihle sınırlandırması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nün sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … yararına (3)
numaralı bentte yazılı nedenlerle de davalılar … ve … yararına hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’a geri verilmesine 16.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.