Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10351 E. 2011/4920 K. 17.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10351
KARAR NO : 2011/4920
KARAR TARİHİ : 17.05.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin işleteni ve sürücü olduğu araç ile karşı aracın çarpışması sonucu karşı araç kasko sigorta şirketinin açtığı dava sonucunda davacının 3603,93 TL hasar bedeli ödediğini, davacıya ait aracın ZMSS’si olan davalıdan ödenen bu tazminatın rücuan tahsili amacı ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, davalının Antalya 2. İcra Müdürlüğünün 2009/21352 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 3.229,67 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %40’ı kadar inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme hükmü davacı vekiline 04.08.2010 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı vekili kararı 15.09.2010 tarihinde temyiz etmiştir.
HUMK’nun 177. maddesi gereği süre sonu tatile rastlar ise süre 7 gün uzar, aynı yasanın 175. maddesi gereği de adli tatil 1 Ağustos ile 5 Eylül arası olup uzamış 7 günlük temyiz süresi 13 Eylül 2010 pazartesi günü sona ermiş bulunmaktadır. Davacı vekilinin temyizi H.U.M.K.nun 432.maddesinde öngörülen yasal süre geçirildikten sonra 15.09.2010 tarihinde yapıldığından süresinden sonra yapılan temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince :Dava, trafik kazasından kaynaklanan rücuan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de; uyuşmazlığın haksız fiilden doğmuş olması nedeniyle, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediğinin ve dolayısı ile zararın ZMSS poliçe teminatı kapsamından olup olmadığının, tarafların kusur oranının ve gerçek zarar miktarının belirlenmesi için yargılamayı gerektirir. Bu nedenle alacak likit olmadığından, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatına da karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin süre yönünden reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendindeki “asıl alacak olan 3.229,67 TL üzerinden davalının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine” tümcesinin çıkarılmasına ve yerine “alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine” tümcesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 17.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.