YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10378
KARAR NO : 2011/2609
KARAR TARİHİ : 23.03.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacıya ait otoyol gişe kabini zarar gördüğünden 5.310 TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, zaman aşımı nedeni ile davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalı … hakkındaki davanın zamanaşımı nedeni ile reddine,diğer davalılar hakkındaki davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Davalıların işleten, sürücü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç davacı idareye ait gişe kabinine çarparak hasarlamış ve davacı idare tarafından oluşan bu hasar miktarının tazmini yetkili organları aracılığı ile talep edilmiştir. H.G.K’nun 2001/19-652 E, 2001/705 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 109. maddesinde motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini için kaza gününden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüş, aynı maddenin ikinci fıkrasında, davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda ceza kanununun öngördüğü ceza zamanaşımının (sürücü, işleten veya diğer sorumlular için fark gözetilmeksizin) uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 4353 sayılı Muhakemat Yasasına tabi kurum yönünden zaman aşımı süresi, ilgili kurumdan dava açmaya yetkili muhakemat müdürlüğüne yazılı emir verildiği ve muhakemat müdürlüğünün zararı ve faili öğrendiği tarihten başlar.
Somut olayda, kaza nedeni ile zarar gören davacı idarece 1.4.2008 tarihli yazısı ile İstanbul Muhakemat Müdürlüğüne dava açılması hususunda emir verildiği ve bu tarihte dava açmaya yetkili Muhakemat müdürlüğünce zarar ve failin öğrenildiği ve davanın da 15.4.2008 tarihinde zaman aşımı süresi dolmadan açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davalı … yönünden de işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.3.2011 günü oybirliği ile karar verildi.