Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10647 E. 2010/11063 K. 16.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10647
KARAR NO : 2010/11063
KARAR TARİHİ : 16.12.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 8.118 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının olayda tam kusurlu ve alkollü olduğunu, davalının trafik sigortasından 5.000 TL tahsil edildiğini, bakiye kısım ve ferileri yönünden Salihli 1.İcra Müdürlüğünün 2007/2733 sayılı dosyasında davalı aleyhine icra takibi yapıldığını davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Nomver kusuru kabul etmediğini,sigortalı aracın sürücüsünün olayda kusurlu olduğunu, sigortalı aracın kendi aracının arkasından çarpması sonucu aracının yoldan dışarı çıktığını, olay tarihinde şiddetli yağmur yağdığını, sileceklerin yağmura yetişmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının Salihli 1.İcra Müdürlüğünün 2007/2733 sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 1.320 TL asıl alacak yönünden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK’nun 1301.maddesine dayanılarak açılan itirazın iptali davasıdır.
2010/10647
2010/11063
HUMK’nun 388/5.maddesi gereğince hakim istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve hakları birer birer açık şüphe, tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermesi gerekir. Davacı vekili, Salihli 1.İcra Müdürlüğünün 2007/2733 Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine yaptığı icra takibinde 3.118 TL asıl alacakla birlikte, asıl alacağa ödeme tarihinden, takip tarihine kadar işlemiş faizle birlikte takip asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faizi de talep etmiştir. Bu durumda mahkemece, sadece asıl alacak yönünden hüküm kurulup işlemiş ve işleyecek faiz hususunda olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru değil bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7.maddesi hükmü uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1.bendinde yazılı “davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile, Salihli 1.İcra Müdürlüğünün 2007/2733 takip sayılı dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile takibin 1.320,00 TL’lik asıl alacak yönünden devamına” tümcelerinden sonra gelmek üzere “asıl alacağa 5.10.2005 ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine” tümcesinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.