Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10860 E. 2010/10702 K. 07.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10860
KARAR NO : 2010/10702
KARAR TARİHİ : 07.12.2010

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Bakırköy 6.İcra Müdürlüğünün 2008/7476 Esas ve İstanbul 6 İcra Müdürlüğünün 2008/233 talimat sayılı dosyasından,davacıya ait işyerindeki malların 13.06.2008 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacı 3.kişinin borçlunun kızı olduğunu ve borçluya ait işyerinin kapatıldığı iddia edilen tarihten sonra, borçluya bu adreste mal satıldığından haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, borçlu ve davacı arasında organik bağ bulunduğu, aynı iş yerinde faaliyette bulunduklarından istihkak iddiasının samimi olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, borçlunun dava konusu takibin dayanağı Bakırköy 6.İcra Müdürlüğünün 2008/7476 Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak takibin iptali istemi ile Bakırköy 5.İcra Mahkemesinin 2009/911 Esas sayılı dosyası ile dava açtığı, davanın red edildiği ve
2010/10860
2010/10702
Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 19.06.2008 tarihli kararı ile İİK’nun 169 a/5. maddesi gereğince takibin durmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş ve bozma sonrasında davaya yeni Bakırköy 5.İcra Mahkemesinin 2010/847 Esas sayılı dosyası ile devam edildiği anlaşılmaktadır.Dava sonucunda mahkemece takibin durması kararı verildiği takdirde alacaklı ancak genel mahkemelerde alacak davası açması gerekecektir ve bu halde takip düşeceğinden anılan davanın sonucunun, görülmekte olan istihkak davasının sonucunu etkileyeceği açıktır.
Bu nedenlerle, Bakırköy 5.İcra Mahkemesinin 2010/847 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılarak kesinleşen sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 7.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.