Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10925 E. 2010/9928 K. 22.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10925
KARAR NO : 2010/9928
KARAR TARİHİ : 22.11.2010

MAHKEMESİ : İstanbul Asliye 6. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili süresi dışında davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davalı … ve Davalılar …vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı … hakkındaki davanın reddine öteki taşınmazlar açısından ise taşınmazların satış bedeli ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunduğu ve 3. kişilerin borçlunun durumunu bilebilecek kişilerden oldukları gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Gerekçeli karar, temyiz davalı borçlu …vekiline 25.08.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Tasarrufun iptali davaları basit yargılama usulüne tabi olup HUMK’nun 176. maddesi uyarınca adli ara vermede de süreler işlemekte olduğundan temyiz dilekçesi HUMK’nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 13.09.2010 tarihinde mahkemeye verilmiştir. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar
verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan davalı borçlunun temyiz isteminin reddine
2- Davacı vekilinin temyiz istemine gelince, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı …’e yapılan satışta bedeller arasında fahiş fark olmamasına, davalı …’in hesap hareketlerini gösteren belgelere göre de ödeme gücünün olduğunun anlaşılmasına, davalı … ile borçlu arasında akrabalık, arkadaşlık ya da ticari ilişki bulunduğu ve bundan dolayı da davalı …’in borçlunun alacaklısından mal kaçırma ya da alacaklısını zarara uğratma kastını bildiği veya bilebilecek durumda olduğunun ispat edilememesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.