YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11525
KARAR NO : 2011/3675
KARAR TARİHİ : 19.04.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişiler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişiler vekili, Bakırköy 12.İcra Müdürlüğünün 2009/14347 Esas,Gaziosmanpaşa 4.İcra Müdürlüğünün 2009/2938 talimat sayılı dosyasından,04.08.2009 tarihinde haczedilen mahcuzların müvekkilerine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile %40 tazminatın tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili,haczin tebligat adresinde yapıldığını, davacılar ile borçlunun kardeş olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delilere göre, konutta haczedilen eşyalar yönünden, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste ve tebliğ alan davacı huzurunda yapılması, tebligatın alınma nedeninin kanıtlanamamış olması nedeniyle; iş yerindeki hacizde ise ticaret sicil kaydına göre ve vergi dairesinden alınan yazıya göre haciz tarihinden çok sonra 4.3.2010 tarihinden sonra davacı …’in mükellefiyet tesis etmesi karşısında iddianın samimi olmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir.
1-2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 4949 sayılı Yasanın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa’nın yürürlüğe girdiği 30.7.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000.000.000 TL.’yi geçmesi gerekir.
İİK’na 4949 sayılı Yasa’nın 102. maddesiyle eklenen Ek 1.madde uyarınca da; bu parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların (on milyon TL) 10.00.YTL ‘yi aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
2009 yılında bu parasal sınır 4.030,00TL.olarak uygulanmıştır. Öte yandan 14.11.2009 gün ve 27406 sayılı Resmi Gazetede ilan edilen Maliye Bakanlığı’na ait 392 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 2009 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı %2.2 olarak öngörülmüştür. Buna göre, 2010 yılında icra mahkemelerince istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin. 4.110,00-TL.’sini geçmesi gerekir.
Somut olayda, konutta haczedilen mahcuzlar yönünden temyiz konusu dava değeri 1.600,00 TL dir.
Bu durumda hüküm kesin nitelik taşıdığından davacı 3.kişi … vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
Davacı 3.kişi … vekilinin temyiz itirazları yönünden;
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı 3. kişi … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Fortisbank’tan gelen yazıdan davalı borçlunun keşide etmiş olduğu takip konusu çekin bağlı olduğu hesabın 1.12.2008 tarihinde açıldığı, borçlunun bankaya bildirdiği ev ve iş yeri adreslerinin haciz adresi dışında olduğu anlaşılmaktadır. Ödeme emri borçlu adına haciz adresindeki konutta kardeşi davacı …’e 20.07.2009 tarihinde; Atakent 3.Etap A-36 D-5 Halkalı adresinde de tebligat kanununun 21.maddesi gereğince 17.07.2009 tebliğ edilmiştir.İş yerindeki haciz borçlunun yokluğunda yapılmış olup, davacı … borçlunun kardeşi olmakla beraber 20.3.2008 tarihli İTO faaliyet belgesinden … Tekstil Kumaş Ticareti adı altında 2086 sokak 3/a adresinde 21.9.2005 tarihinde işe başladığı, Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen cevapda da
01.03.2008 tarihinde Şişli’den nakil geldiği, 4.3.2010 tarihli yoklama fişinden de haciz adresinde toptan kumaş alım-satımına devam ettiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davacı …’in borcun doğumunda önce ticari faaliyete başladığı ve haciz adresinin bağlı olduğu vergi dairesine nakil aldırdığı anlaşıldığından, mahkemece mükellefiyetinin hacizden sonra 4.3.2010 tarihi olarak kabul edilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece davalı … ve borçlunun tüm ticaret ve vergi kayıtları Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Vergi Dairesinden istenerek, davalı borçlunun haciz yapılan işyerinde faaliyette bulunup bulunmadığı, kardeşi Tevfik ile ortaklığı veya işyeri devri gibi hukuki muamelede bulunup bulunmadığı araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle İİK’nun 363, 365/3 Eki 1. maddeleri uyarınca davacı 3.kişi … vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2)nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi …’ın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,(3)nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı 3.kişi Tevfik yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişilere geri verilmesine 19.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.