Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/11579 E. 2011/4944 K. 18.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11579
KARAR NO : 2011/4944
KARAR TARİHİ : 18.05.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan müvekkiline ait aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, ihbara rağmen davalının 635 TL kısmi hasar bedeli dışında ödeme yapmadığını belirterek bakiye 5.455 TL’nin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından bir kısım hasar tutarı olan 635 TL’nin davacının hesabına yatırıldığını, davacı aracını kullanan dava dışı sürücünün, taşa çarptıktan sonra aracı kullanmaya devam ederek hasarın artmasına sebebiyet verdiğini, motor hasarının sürücünün kusuru ile oluştuğunu, ağır kusur hali bulunduğundan hasarın teminat kapsamında olmadığını, aracın taşa çarpması nedeniyle meydana gelen hasarın ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle sigorta alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Sigortalı aracın mıcır dökülmüş yolu geçtikten sonra sürücü tarafından bir süre daha yola devam edildiği taraflar arasında tartışmasızdır. Davalı vekili, aracın mıcırlı yolda taşa çarptıktan sonra seyretmesi nedeniyle zararın arttığını, aracın taşa çarpması sonucu oluşan hasarın davacıya ödendiğini, artan talebin teminat kapsamında olmadığını savunmuştur.
TTK’nun 1278.maddesinin 1.cümlesinde, sözleşmede aksine hüküm olmadıkça sigortacının, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarları tazmin ile mükellef olduğu belirtilmiş; aynı maddenin 2.cümlesinde ise, hiçbir halde sigortacının sigorta ettirenin veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından veya aksi sözleşmede yazılmadıkça sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarları tazmine mecbur olmadığı hüküm altına alınmıştır. Madde metninden de anlaşılacağı üzere, hasarın sigorta kapsamında olmaması için, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanın kasdi davranışından ileri gelmesi gerekmektedir. Dava konusu olayda, dava dışı sürücü yönetiminde bulunan, davalıya sigortalı araç mıcırlı yolda seyri esnasında alt kısımlarının taşa çarpması sonucu radyatörü delinmek suretiyle hasarlanmış, sürücü ve yanında bulunan arkadaşının aksi sabit olmayan beyanlarına göre bu durum farkedilmediğinden bir süre daha yola devam edilmiş; rampalarda aracın göstergelerinde anormallik olduğunun farkedilmesi ve aracın ısısının çok yükselmesi nedeniyle araç sağa çekilip durdurulmuş; aracın motor kaputu açılıp, radyatörde su kalmadığı görülünce, su konulmak istenmiş, suyun aşağıdan geri akması üzerine sürücü tarafından radyatörün delindiği anlaşılıp, davalı şirkete telefonla olay ihbar edilmiş, davalının temin ettiği çekici ile araç yetkili servise götürülmüş olup, sürücünün bu davranışını “zararın artmasına yönelik kasdi bir davranış” olarak nitelendirmek mümkün değildir. TTK’nun 1293.maddesinde, riziko sonrası alınacak koruma tedbirleri düzenlenmiş olup, maddenin son fıkrasında, TTK’nun 1292.maddesinin son fıkra hükmünün burada da uygulanacağı
belirtilmiştir. Buna göre, riziko sonrası alınması gereken koruma tedbirlerinin alınmamasında kasdi bir davranış halinde sigortalı, sigorta haklarını kaybedecektir. Ancak, koruma tedbirlerinin alınmasında kusurlu davranış halinde, kusurun ağırlığına göre sigortacının ödemekle mükellef olduğu bedelden indirim yapılacaktır.
Öte yandan, kasko sigortası poliçesi genel şartlarının teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre, gerek hareket, gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, 3.kişilerin kötü niyet veya müziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu belirlenmiştir. Teminat dışında kalan zararlar da A.5.maddesinde sayılmıştır. Genel Şartların 5.8.maddesinde sigorta kapsamına giren bir olaydan doğmadıkça ve böyle bir olayla sonuçlanmadıkça taşıtın mekanik, elektrik ve elektronik donanımında meydana gelen her türlü arızaların, kırılmaların ve lastiklerde meydana gelen zararların teminat dışı olduğu açıklanmıştır. Ancak, bu durum zararın meydana geldiği mekanik, elektrik ve elektronik aksamıyla sınırlıdır. Genel Şartların A.5.5.7.maddesinde ise “yağsızlık, susuzluk, donma, bozukluk, eskime, çürüme, paslanma ve bakımsızlık nedeni ile meydana gelen zararlar” teminat dışı olarak kabul edilmiş ise de, bu şekilde meydana gelen zararların teminat dışı kalması için, “bir kaza olmadan”, salt bakımsızlığa bağlı olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Mahkemece, davacıya ait aracın alt kısmının mıcırlı yolda taşa çarpması sonucu radyatörün delinerek hasarlanmasından sonra, bu durumun sürücü tarafından aracın göstergelerinde anormallik olmasına ve aracın ısısının yükselmesine kadar farkedilmemesi nedeniyle bir süre daha seyrine devam etmesinin, zararın artmasına yönelik kasdi bir davranış olarak nitelendirilemeyeceği gözetilerek, yukarıda belirtilen yasa ve poliçe genel şartları hükümleri de gözönünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu
bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.