YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1172
KARAR NO : 2010/5947
KARAR TARİHİ : 28.06.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı borçlunun 5458 Sayılı Yasaya dayalı olarak, birikmiş prim borçlarının yeniden yapılandırılması sonucu Bağ-Kur’dan emekli olabilmek amacı ile müvekkili bankadan 12.000,00 TL.miktarlı 60 ay vadeli “Bağ-Kur Emeklilik Kredisi” şeklinde kredi kullandığını ve birikmiş prim borçlarını bu şekilde ödeyerek emekli olduğunu, davalı borçluya kredi kullandırılırken emeklilik maaşının tamamının kredi sözleşmesi, gereğince müvekkili bankaya rehnedildiğini, ancak; … İcra Müdürlüğünün 2007/3467 Esas sayılı dosyasından, davalı alacaklı tarafça davalı borçlu aleyhine yapılan icra takibi sırasında, davalı borçlunun kötüniyetli muvafakatiyle Bağ-Kur’dan aldığı emekli maaşının 3/4’ünün icra müdürlüğünce kesildiğini, yasa gereğince emekli aylığının haczedilemeyeceğini, davalı borçlunun maaşı üzerinde müvekkilinin rehin hakkının bulunduğunu ileri sürerek, borçlunun emekli maaşı üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, borçlunun muvafakati ile emekli maaşı üzerine haciz konulabileceğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmaya katılmış, diğer davalı şirket ile imzalamış olduğu belgenin içeriğini bilmediğini belirtmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; takibin kesinleşmesi üzerine davalı borçlunun muvafakati ile Bağ-Kur’dan aldığı emekli maaşına haciz konulduğu, borçlunun emekli olabilmek için davacı 3.kişi bankadan çektiği kredi karşılığı olarak bankanın ihbarda bulunmaksızın borçlu hesabından virman, takas, mahsup yapılmasına muvafakat ettiğine dair taahhütname imzalamış olmasına rağmen, bunun alınan emekli maaşının tamamının davacı bankaya devredildiği anlamına gelmeyeceği, borçlunun muvafakati ile emekli aylığının tamamının icra yoluyla haczedilebileceği, buna engel yasal bir durumun olmadığı, kredi sözleşmesinde de engel bir durumun olmadığı, ancak; yargılama sırasında davalı borçlunun maaşı üzerindeki haczin kaldırılmış olması nedeniyle, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı 3.kişi banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1- Mahkemece, yargılama sırasında davalı borçlunun maaşı üzerindeki haczin kaldırılmış olması nedeniyle, davanın konusuz kaldığından söz edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; … İcra Müdürlüğünün takibe konu dosyaya ilişkin olan 06.01.2010 tarihli yazısında, davalı borçlu …’ın maaşı üzerine konulan 14.11.2007 tarihli haczin devam ettiği bildirilmiştir. Buna göre, davalı borçlunun maaşı üzerine konulmuş olan haciz devam ettiğinden davanın konusuz kaldığından söz edilemez. O halde, mahkemece yargılamaya devam edilerek, davacı 3.kişi banka ile davalı borçlu arasındaki Bireysel Kredi Sözleşmesinin, Ek Rehin Sözleşmesinin ve Taahhütnamelerin tarihleri ile kredi/rehin sözleşmesine bağlı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı banka şubesine yatırılan yaşlılık aylığından davacı 3.kişi bankaca (kredi borcuna karşılık olarak) yapılan kesintilerin miktar ve tarihlerinin ve davalı borçluya hangi tarihten itibaren yaşlılık aylığı bağlandığının tespit edilip, tarafların gösterecekleri tüm deliller de toplandıktan sonra, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
2- Kabule göre de; Davanın konusuz kalması halinde “konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması gerekirken, davanın reddi şeklinde hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.