Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/11892 E. 2011/2329 K. 17.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11892
KARAR NO : 2011/2329
KARAR TARİHİ : 17.03.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, Menderes İcra Müdürlüğünün 2006/3551 takip sayılı dosyasında 20.10.2006 tarihinde yapılan haciz sırasında davalı 3.kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu, haczedilen malların borçlu şirkete ait olduğunu ileri sürerek, istihkak iddiasının reddini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, borçlu ile davacı alacaklının müvekkili firmaya zarar vermek amacıyla muvazaalı hareket ettiklerini, borçlunun sanki davacıya borcu varmışcasına uydurma senet tanzim ederek verdiğini, borçlunun müvekkili firmaya borçlu olduğunu, müvekkilinin İzmir 4. A.T.M’nin 20.10.2005 tarih ve 2005/480-607 sayılı ilamıyla iflasının ertelenmesine karar verildiğini, kayyumun onayı olmadan herhangi bir mal satışının yapılamayacağını bu nedenle davacı alacaklı tarafından sunulan faturadaki malların borçluya satılamayacağını savunarak davanın reddin istemiştir.
Davalı (3.kişi) şirkete kayyum atandığının anlaşılması nedeniyle dava kayyuma ihbar edilmiş; davalı şirket kayyumu, mahcuzların davalı 3.kişinin envanterinde kayıtlı olup şirket bilançosunun aktifinde değerlendirildiğini savunmuştur.
Mahkemece, mahcuzların haciz tarihinden önce davalı 3.kişi tarafından dava dışı borçlu …’e usulüne uygun satıldığının ve mülkiyetinin borçluya geçtiği ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, alacaklının İİK.nun 99 maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.10.2005 gün ve 2005/480-607 sayılı ilamıyle iflasının ertelenmesine karar verilen davalı 3.kişi şirket, dava konusu makinaların borçluya 2.12.2005 tarihli fatura karşılığı 191.000 TL. bedelle satıldığını, iflas erteleme kararından sonra yapılan bu satışın, kayyumun onayının bulunmaması nedeniyle geçersiz olduğunu savunmuş ise de davalı şirketin satışın yapıldığı tarihteki kayyumu Av. …, dava konusu mahcuzların, iflas erteleme kararından önce dava dışı borçluya satılıp teslim edildiğini ancak faturanın iflas erteleme karar tarihinden sonra kesildiğini, bu nedenle de onaya gerek görmediğini yani satışın geçerli bir satış olduğunu beyan etmiştir. İflas erteleme kararından önce satılarak borçluya teslim edilen makinalara ait fatura bedelinin davalı şirket temsilcisi Bülent Alkan tarafından 9.12.2005 tarihinde tahsil edildiği, bu faturaların davalı şirket kayıtlarında gözüktüğü bilirkişi raporları ile sabittir.
Davaya konu mahcuz makinaların davalı 3.kişi tarafından iflas erteleme kararından önce satılarak dava dışı borçluya teslim edildiği ve böylece de menkul hükmündeki makinaların mülkiyetinin borçluya geçtiği, haczin de borçlu şirketin adresinde ve takip dayanağı belgede borçlu adresi olarak gösterilmiş adreste yapıldığı anlaşıldığından İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu/alacaklı yararınadır. Bu karinenin aksinin 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle kanıtlanması gerekir. Karine aksi davalı 3.kişi tarafından yeterli ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamıştır. Bu durumda, davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 17.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.