Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/12244 E. 2011/7030 K. 04.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12244
KARAR NO : 2011/7030
KARAR TARİHİ : 04.07.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait, müvekkili şirkete trafik sigortalı traktörün, ehliyetsiz sürücü tarafından kullanımı sırasında meydana gelen kaza sonucu hasara uğrayan karşı araç malikine poliçe kapsamında 2.676.00 TL tazminat ödendiğini, KTK.’nun 95. ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.c maddesi uyarınca, bu meblağın faiziyle birlikte rücuen tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu traktörün, finansal kiralama sözleşmesi ile dava dışı Nevzat Balcı’ya kiralanarak teslim edildiğini, işleten olmadıklarını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, sigortalı aracın, finansal kiralama sözleşmesi ile dava dışı sürücü Nevzat Balcı’ya kiralandığı, sözleşme uyarınca üçüncü şahıslara verilen her türlü zarardan işleten sıfatıyla kiracının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2010/12244
2011/7030
Finansal Kiralama Kanunu’nun 17/2. maddesi uyarınca, kiralayan şirket, mülkiyeti kendisine ait olan finansal kiralama konusu malı sözleşme süresince sigorta ettirmek zorundadır. Sigorta primlerinin ödenmesi kiracıya aittir.
2918 Sayılı KTK.’nun 91. maddesinde ise, işletenlerin bu kanunun 85/1 maddesine göre sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu düzenlenmiştir. Finansal kiralama şirketinin KTK.’nun 3. maddesinde tanımlanan işleten sıfatını taşımadığı, aracın işleticisinin kiracı olduğu açıktır. Ancak, KTK.’nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmektedir.
Görüldüğü üzere, davalı … şirketinin işleten sıfatını taşımaması, onun kiracısıyla arasındaki iç ilişkiye ait bir sorundur ve sigortacının trafik sigortasına dayalı olarak tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimse, aracın gerçek işleteni kim olursa olsun, sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan sigorta ettiren olduğu gibi, finansal kiralama sözleşmesinin yapılmasının ardından işletenin değiştiğinden bahisle davacı … şirketine ihbarda bulunulduğu iddia ve ispat edilmiş olmamakla, davalı şirket sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
Davacı …, sigortalı aracın 2918 Sayılı KTK.’nun öngördüğü sürücü belgesi olmaksızın kullanıldığını ve bu sırada zarara sebebiyet verildiğini iddia etmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.c maddesi uyarınca, tazminatı gerektiren olay Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnâmeye sahip olmayan kimseler tarafından meydana getirildiği taktirde sigortacının sigorta ettirene rücu imkânı bulunmaktadır.
2010/12244
2011/7030
O halde mahkemece, meydana gelen hasardan, sigortalı aracın gerekli ehliyetnâmeye sahip sürücü tarafından kullanılmaması nedeniyle, davacı … şirketinin sigorta ettiren konumundaki davalı şirkete rücu imkânı bulunduğunun kabulü zorunlu olup, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 4.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.