YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12557
KARAR NO : 2011/6010
KARAR TARİHİ : 10.06.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Edirne 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1015 sayılı takip dosyasında yapılan 10.07.2009 ve 11.11.2009 günlü hacizlere konu menkullerin üçüncü kişiye ait faturalı eşyalar olduğunu, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi istemi ile iki ayrı dava açılmış, mahkemece birleştirme kararı verilerek yargılamaya 2009/345 Esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haczi aynı gün öğrenen üçüncü kişinin davayı yasal süresinde açmadığını, sunulan irsaliyelerin istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli bulunmadığını, borçlunun haciz adresindeki faaliyetine devam ettiği halde orada işçi olarak çalıştığını iddia ettiğini, ancak buna ilişkin belge sunamadığını, gerçekte alacaklıdan mal kaçırmak için toptancısı olan üçüncü kişiye danışıklı iş yeri devri yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu hacizlerin ödeme emrinin de tebliğ edildiği, takibe dayanak senette geçen takip adresinde borçlunun huzurunda yapıldığı, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, öte yandan borçlu ile üçüncü kişi arasında iş yeri devri yapıldığı, ancak İİK’nun 44. maddesindeki gereklerin yerine getirildiğinin iddia ve ispat edilemediği, BK’nun 179. maddesi gereğince devralanın da işletmenin borçlarından sorumlu olduğu“ gerekçesi ile davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.)11.11.2009 günlü hacze ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 4949 sayılı Yasanın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa’nın yürürlüğe girdiği 30.7.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000.000.000.- TL’sını geçmesi gerekir.
İİK’na 4949 sayılı Yasa’nın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların (on milyon TL) 10,00 TL ‘sını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
2009 yılında bu parasal sınır 4.030,00 TL olarak uygulanmıştır. Öte yandan 14.11.2009 gün ve 27406 sayılı Resmi Gazete’de ilan edilen Maliye Bakanlığı’na ait 392 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde, 2009 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı % 2,2 olarak öngörülmüştür. Buna göre, 2010 yılında icra mahkemelerince istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 4.110,00 TL’sını geçmesi gerekir.
Somut olayda, 11.11.2009 günlü hacze ilişkin temyiz konusu dava değeri mahcuzların değeri olan 8.30,00 TL’ sıdır.
Bu durumda söz konusu hacizle ilgili hüküm kesin nitelik taşıdığından davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz dilekçesinin İİK’nun 363,365/3, Ek 1.maddeleri uyarınca REDDİNE,
2.)10.07.2009 günlü hacze ilişkin yapılan temyiz incelemesinde ise;
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 10.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.