Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/12598 E. 2011/1118 K. 14.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12598
KARAR NO : 2011/1118
KARAR TARİHİ : 14.02.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (3.kişi), davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu aleyhine yapılan takipte, Datça İcra Müdürlüğünün 2009/257 Tal. sayılı dosyasından 14.9.2009 tarihinde yapılan haciz işleminde, oğlu olan borçlu ile ilgisi bulunmayan kendisine ait apart oteldeki menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre; haczin yapıldığı yerin davacıya ait olup, yerin ve mahcuzların borçluya ait olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile mahcuzların davacıya iadesine karar verilmiş, hüküm davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu 14.9.2009 tarihli haciz işlemi icra takibinin yapıldığı ve borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste, ancak davacı 3.kişi adına kayıtlı işyerinde (apart otel) yapılmış, haciz sırasında hazır bulunan davacı 3.kişi
işyerinin kendisine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasında bulunmuştur.Davacı 3.kişi ve dava dışı borçlu baba-oğul olup, takip konusu borç 12.7.2007 tarihli kredi kartı ve bankacılık hizmet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Dosya kapsamına göre, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği ve haciz işleminin yapıldığı adreste davacı 3.kişi ile borçlunun birlikte ikamet ettikleri ve borçlunun adını taşıyan “…” adlı işyerini birlikte işlettikleri anlaşılmaktadır.
Bu durumda, İİK.nun 97/a maddesinin birinci fıkrasının 2.cümlesi gereğince, haczedilen taşınır malları borçlu ile 3.kişinin birlikte elde bulundurduklarının ve İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir.Bu yasal karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekir. İbraz edilen faturalar her zaman temini mümkün belgelerden olup, yasal karinenin aksini ispata yeterli değildir.
O halde, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, 3.kişinin istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmaya ve danışığa dayalı olduğunun kabulü ile davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 14.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.