YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12803
KARAR NO : 2011/10160
KARAR TARİHİ : 01.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın davacılar murisinin bulunduğu motosiklete çarptığını, bu kazada davacılar murisinin vefaat etmesi nedeniyle desteklerini yitirdiklerini, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere murisin eşi … için 40.000 TL. maddi, 50.000 TL. maenvi, çocukları için ayrı ayrı 15.000 TL. maddi 15.000 TL. manevi tazminatın sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu olmak üzere olay tarihinden işleyecek faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş ıslah dilekçesi ile 137.272,33 TL. maddi tazminatın ticari faizi ile davalılardan tahsili için ıslah etmiştir.
Davalı … davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar vekili, kusur oranının kabul etmediklerini, davacılar murisinin kask takmaması nedeniyle kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı … için 94.084,45 TL. … için 22.356,65 TL. … için 20.831,23 TL. maddi tazminatın davalılardan tahsiline, sigorta şirketinin dava dilekçesi ile talep edilen miktar yönünden dava dilkeçesinin tebliğ tarihinden 8 işgünü sonrası, ıslah edilen miktar yönünden ıslah dilkeçesinin tebliğinden 8 iş günü sonrasından itibaren
yasal faiz uygulanmasına, diğer davalılar yönünden olay tarihinden yasal faiz uygulanmasına, … için 8.000 TL. diğer davacılar için ayrı ayrı 4.500 TL. manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar … ve …’dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunması sebebiyle mahkemece benimsenmesinde ve uzman bilirkişice düzenlenen tazminata ilişkin raporun hükme esas alınmasında, ayrıca manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar … ve … vekilinin tüm davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Davalı … davalıya ait aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 99/1.maddesinde “sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı” hükme bağlanmıştır. Davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Mahkemece, davalı … yönünden dava dilekçesi ile talep edilen bölüm yönünden dava dilekçesinin tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonra, ıslah edilen miktar yönünden ıslah dilekçesinin tebliğinden 8 işgünü sonrasından itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş olması doğru değil bozma nedeni ise de yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden davacılar vekilinin temyiz dilekçesindeki kabulü de dikkate alınarak ıslah edilen miktar yönünden de dava dilekçesinin tebliğ tarihinden 8 işgünü sonrasından faiz uygulanması için hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.
3-Davalı … kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 91. maddesi uyarınca işletenin sorumluluğunu üzerine almış bulunmasına göre, sigortalının aracın işletilmesi nedeni ile zarar görenlere ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ve faizi ödemesi gerekir. Somut olayda davalı şirkete sigortalı araç ticari minibüs olduğuna göre hükmedilen tazminata avans faizi uygulanması gerekirken yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün düzeltilmesi uygun görülmüştür.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının birinci bendinde yazılı “davalı … yönünden dava dilekçesinde talep edilen meblağ için sigorta şirketine tebliğ tarihi olan 19.11.2009 tarihinde 8 iş günü eklenerek bu tarihten itibaren, ıslah edilen meblağa ıslah dilekçesinin tebliğ tarihi olan 17.03.2010 tarihinde 8 iş günü eklenerek bu tarihten itibaren yasal faizi ile tahsiline” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “ davalı … yönünden 1.12.2009 tarihinden işleyecek ticari faiz ile tahsiline” cümlesinin yazılarak düzeltilmesine, yine hüküm fıkrasının birinici bendinin ikinci fıkrasında yazılı “22.7.2009 tarihinden yasal faizi ile” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “22.7.2009 tarihinden işleyecek ticari faizi ile tahsiline” ibaresinin yazılarak düzeltilmesine ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 6.872,77 TL kalan harcın temyiz eden davalılar … ve …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 1.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.