YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12818
KARAR NO : 2011/7031
KARAR TARİHİ : 04.07.2011
T.C.
Y A R G I T A Y
17.HUKUK DAİRESİ
ESAS KARAR
2010/12818 2011/7031
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu hurdaya ayrıldığını, 12.710.00 TL’nın fer’ileriyle birlikte tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar … A.Ş. ve … vekili, kusura ve tazminat miktarına itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili, kusur ve zararın kanıtlanması halinde poliçe limiti ile sorumlu olduklarını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacı taraf sürücüsünün tam kusurlu, davalı sürücünün kusursuz olduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
BK.’nun 53. maddesine göre, hukuk hâkimi, gerek ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı ve gerekse delil yetersizliğine davalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleriyle bağlıdır.
2010/12818
2011/7031
Somut olayda, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu’nun 04.06.2010 tarihli raporunda, kazanın, davacı sürücüsü …’ın orta şeritte seyrederken, sağındaki trafiğe dikkat etmeden ani ve hızlı bir şekilde sağ şeride geçmesi sırasında aracının sağ arka kısmı ile davalı taraf aracının sol ön yan tampon kısmına çarpması sonucu meydana geldiği, bu oluş şeklinin kazanın dinamiği ile de uyumlu olduğu, olayda davacı sürücüsü …’ın %100 oranında kusurlu, davalı sürücü …’ın kusursuz bulunduğu belirtilmiştir. Davalı sürücü …’ın sanık olarak yargılandığı İzmir 8. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2008/3287 Esas ve 2010/53 Karar sayılı ilâmında, makine mühendisi bilirkişiden alınan rapora göre, sürücü …’ın tır aracı ile otoyolda seyri sırasında Ankara-İstanbul yolu ayrım kolundan sonra yolun orta şeridine girdiği ve sürücü … idaresindeki aracın seyir şeridini kapattığından kazaya etken olduğu, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma asli kusurunu işleyerek tam kusurlu bulunduğu kabul edilmiştir. Karar, temyiz edilmeden 20.01.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
Bu durumda mahkemece, kesinleşen ceza mahkemesinde tespit edilen maddi olguların hukuk hâkimini bağlayacağı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 4.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.