Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1355 E. 2010/2288 K. 16.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1355
KARAR NO : 2010/2288
KARAR TARİHİ : 16.03.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca davalının adına kayıtlşı ve idaresinde bulunan aracın çarpması nedeniyle meydana gelen 6.562,61 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.800,00 TL nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 3.297,50 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 2.800,00 TL tazminatın 16.5.2007 tarihinden , ıslah edilen 497,50 TL’nin 7.1.2009 ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava TTK 1301. maddesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir..
HUMK.nun 275 ve devamı maddelerine göre, çözümü özel bilgiyi gerektiren konularda ihtisas sahibi kimselerin dinlenmesi ve rapor alınması gerekir.
Somut olayda kusur oranının ve hasar miktarının tesbiti özel bilgiyi gerektiren konulardandır. Mahkemece, özel ve teknik bilgiyi gerektiren bu konularda konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar
verilmesi gerekirken, uzman olmayan mali müşavir bilirkişi tarafından verilen yetersiz rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabul şekline göre, davacı TTK. 1301. maddesinde düzenlenen halefiyet hakkına dayalı olarak dava açmıştır. Sigortalının halefi sıfatıyla tazminat talep edebilmesi için sigortalısına ödeme yapmış olması gerekir. Davacı … sigortalı aracın serviste onarımı yapıldıktan sonra 22.5.2007 tarihinde hasar bedeli ödenmiş olduğundan davalı bu tarihte temerrüde düşmüştür.
O halde mahkemece hükmedilen tazminata 22.5.2007 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken önceki tarihten faiz uygulanması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 16.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.