Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1401 E. 2010/2875 K. 30.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1401
KARAR NO : 2010/2875
KARAR TARİHİ : 30.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de, davada aleyhine hükmedilen miktar karar tarihi itibariyle duruşma sınırının altında kaldığından duruşma isteğinin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … ’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla İçerenköy, 1291 Ada, 12 parselde kayıtlı 11 nolu bağımsız bölümü 28.10.2008 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek tasarrufun iptaline, dava konusu taşınmaz üzerindeki ipotek nedeniyle İstanbul 2.İcra Müdürlüğünün 2009/2205 Esas sayılı takip dosyasından satış aşamasında olduğundan satış bedelinden alacağın tahsil yetkisi tanınmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili Kadıköy Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu borcun tasarruftan sonra doğduğunu ve aciz belgesi sunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre iptali istenen 28.10.2008 tarihli tasarrufun 30.10.2008 tarihli borçtan önce yapıldığı gerekçesiyle şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için borcun iptali istenen tasarruftan önce doğmuş olması gerekir. Somut olayda borç 30.10.2008 keşide tarihli çekten kaynaklanmış olup tasarruf tarihi ise 28.10.2008’dir. Davalı borçlu vekili bu
hususu davanın red sebebi olarak savunmuş, davacı vekiline ise cevap dilekçesine karşı beyanda bulunması için süre verilmeden borcun tasarruftan sonra doğduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde takip konusu çekin tasarruf tarihinden yaklaşık altı ay önceki ticari ilişkiden doğduğunu belirterek irsaliyeli fatura örnekleri sunmuştur.
Ticari hayatta temel ilişkin, çekin keşide tarihinden evvel kurulduğu halde borçlu tarafından borca karılık ileri tarihli (vadeli) çekler keşide edildiği bilinen ve sıkça görülen bir gerçektir.
Davacı vekili borcun iptali istenen tasarruftan önce doğduğunu belirttiğinde çek keşidesine neden olan temel ilişkinin (ticari ilişkinin) ve bunun doğum tarihi konusunda davacı vekiline delillerini sunması ve borçlunun cevap dilekçesine karşı beyanda bulunması için süre verilmesi bildireceği deliller toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de, dava koşulu yokluğu nedeniyle reddedilen davada davalı yararına maktu vekalet ücreti verilmesi gerekirken nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.