YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17
KARAR NO : 2010/2912
KARAR TARİHİ : 30.03.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin yetki yönünden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkillerinin desteğinin hayatını kaybettiğini ileri sürerek destekten yoksun kalma tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı … şirketi vekili, süresinde yetki ve görev itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine dair verilen karar, Dairemiz tarafından kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olduğu gerekçesi ile bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece, KTK’nun 110. maddesi uyarınca, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, davanın davalı şirket ikametgahı olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 9/3. Maddesine göre, bir davada davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılabileceği gibi, aynı kanunun 21.maddesi uyarınca, haksız fiilin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabileceği ifade edilmiştir.
Diğer yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 110.maddesinde özel yetki kuralı getirilmiş olup, “motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinde birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu madde hükmüne göre, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, Zorunlu ve İhtiyari Sorumluluk Sigortası yapan şirketler aleyhinede işleten ve sürücü ile birlikte açılması halinde, hem bu kanun, hem de HUMK’nun 9.maddesi uyarınca bu davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılabilir. Karayolları Trafik Kanununun 10.maddesinin son cümlesinde yer alan, “kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de dava açılabileceği” kuralı, kesin yetki kuralı olmayıp, davacıya tanınan bir seçimlik haktır.
Bir dava için birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakkına sahiptir. Davacı, bu genel ve özel mahkemelerden hiç birisinde dava açmaz, yetkisiz bir mahkemede dava açarsa, o zaman seçimlik hakkı davalılara geçer.
Somut olaya gelince; dava Ankara’da açılmıştır. Yukarıda açıklanan yasa uyarınca, acentanın bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili kabul edildiğine göre, acentadan daha yetkili organı olan sigorta şirketi bölge müdürlüğünün bulunduğu yerdeki mahkemenin yetkili olduğunun kabulü gerekir.
O halde; davanın, davalı … şirketinin Ankara Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yetkili Ankara mahkemesinde açıldığına göre, davalının yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 30.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.