Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1773 E. 2010/7275 K. 23.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1773
KARAR NO : 2010/7275
KARAR TARİHİ : 23.09.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, mülkiyeti davacıya ait araç davalıya kasko sigortalı olup yurtdışında tatilde iken çalındığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 10.000 TL maddi tazminatın 20/06/2007 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacıya ait aracın yurtdışı teminatı hariç tutularak, yurt içinde kasko rizikolarına karşı müvekkili şirketçe sigorta teminatı altına alındığını, bilahare davacı sigortalının müracaatı ve talebi üzerine 14/02/2007 tarihinde 15/02/2007-18/08/2007 vadelerini kapsamak üzere zeyilname düzenlenerek sigortalı araca yurt dışı teminatının da satın alındığını, davacıya ait aracın 06/02/2006 tarihinden itibaren davacı tarafından Kos Adasındaki tanıdığı bir şahsa emanet edildiğini, müvekkilince tanzim edilen ilk poliçenin düzenleme tarihinin 18/08/2006 tarihi olduğunu, yurtdışı teminatının verildiği tarihin ise 15/02/2007 tarihi olduğunu, davacının aracı 6 ay kasko teminatsız, bir yılda yurtdışı teminatsız olarak Kos Adasında bırakılmış olduğunu ve aracın çalınma tarihininde belli olmadığını, müvekkilinin ödemekle yükümlü olduğu hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, 6.146,71 TL alacak tutarının 28/09/2007 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının “Sigortanın Kapsamı” başlıklı A.l. maddesinde kasko sigortası ile sigortacı,
sigortalının, karayolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz taşıtlardan, romörk veya karavanlar ile iş makinelerinden ve lastik tekerlekli traktörlerden doğan menfaatinin belli tehlikeler dolayısıyla ihlali sonucu uğrayacağı maddi zararları temin edeceği, A.2. maddesinde kasko Sigortası Türkiye sınırları içinde geçerli olacağı, .A.4. maddesinde Türkiye sınırları dışında meydana gelen zararlar Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına dahil edilebileceği,A.5.6.maddesinde taşıta, sigortalı veya fiillerinden sorumlu bulunduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından kasten verilen zararlar ile sigortalının fiillerinden sorumlu olduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından sigortalı taşıtın kaçırılması veya çalınması nedeniyle meydana gelen zararların sigorta teminatı dışında kalacağı hükmüne yer verilmiştir.
Davacı ile davalı arasında kasko sigorta sözleşmesi 1 yıllık süre için 18.8.2006 tarihinde tanzim edilmiştir.
Yunanistan Cumhuriyeti Emniyet Müdürlüğünün 20.6.2007 tarihli “suç ve olay defteri” kaydından , davacının 15.2.2006 tarihinde ziyaret amacı ile İstanköy (Kos) adasına gittiği ve daha sonra aracı adada bırakarak Türkiye’ye döndüğü, aracı 40 yaşlarında Grıffınt Adriana isimli şahsa emanet ettiği ve 8.6.2007 tarihinde tekrar geldiğinde aracın söz konusu kişi tarafından çalındığına emin olduğunu, aracı çalan kişinin sebepsiz olarak ortaya çıkmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Keza polis memurunun 4.12.2007 tarihli ayrıntılı yazıda “24.07.2008 tarihinde saat 16.30 da yukarıda belirtilen araç müdürlüğümüzün polis memurları tarafından Dimitrios oğlu Kostantinos’un sahip olduğu iş yerinin kaporta atolyesi avlusunda bulunduğunu yukarıda belirtilen yukarıda belirtilen kaporta atolyesinin sahibi resmi bir biçimde sorgulandığını ve İngiltere vatandaşı bir yabancının yukarıda tarif edilen aracı 2006 yılının sonbaharında çevresindeki hasarlar sebebiyle iş yerine getirdiğini fakat ondan sonra arabayı terk ettiğini ve bir daha da geri istemediğini” beyan etmiş ve bu şekilde tutanak tutulduğu görülmüştür.
Somut olayda, davacı taraf aracını arkadaşına emaneten bıraktığı, ancak, arkadaşı tarafından aracın bir daha geri verilmediği, bir müddet sonra (2006 yılının sonbahar ayında) hasarlı bir şekilde bulunuldugu anlaşılmıştır. Bu durum araç emaneten bırakılıp geri verilmediğine göre, Kaska Sigorta Genel Şartlarını A.5.6 maddesi gereğince, hasarın sigorta teminatı dışında kalıp kalmadığı mahkemece tartışılmamıştır.
Ayrıca, araç hasarlı bir şekilde tamir atolyesine 2006 yılının sonbahar ayında bırakılmış olup, zeyilnamede 14.2.2007 tarihinde yapılmıştır. Aracın yurt dışına çıktığı tarihte, yurt dışı teminatı bulunmadığı gibi, ek sözleşmede aracın hasarlı olarak bulunduğu tarihten sonra tanzim edilmiştir.
Bu durumda mahkemece, aracın yurt dışına çıktığı tarihte yurt dışı teminatı bulunmadığı gibi, davacı aracı arkadaşına emenaten bırakmış ve arkadaşı tarafından bir daha geri verilmiyerek hasarın teminat dışında kaldığı ve bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 23.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.