YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1816
KARAR NO : 2010/2731
KARAR TARİHİ : 25.03.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, İzmir 20. İcra Müdürlüğü’nün 2007/11751 Esas sayılı dosyasında yapılan, 04.07.2007 günlü hacze ilişkin istihkak iddiasının dayanaktan yoksun olup,alacağın tahsilini engellemeye yönelik bulunduğunu, bir başka dosyadan yapılan hacizde davalının borçlu yararına icra kefili olarak kısmi ödeme yaptığını, bunun aradaki bağı gösterdiğini belirterek istihkak iddiasının reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, haczin yapıldığı adresin borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, 2-3 yıldır burada davacının faal olduğunu,üçüncü kişinin bir başka dosyada icra kefili olmasının borçlu ile arada bağ bulunduğunu göstermeyeceğini, arada sadece isim benzerliği olduğunu,haciz sırasında borçluya ait ciddi kanıtların elde edilemediğini belirterek davanın reddi ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “yapılan hacizlerin borçlu şirketle ilgisi olmayan … Ltd.Şti. adresinde yapıldığının tartışmasız bulunduğunu, bir başka dosyada borçlu yararına icra kefilliğini kabul eden davacı ortağı … ’in adresinin borçlunun adresi olarak kabul edilemeyeceği, anonim şirkete ait borçtan ötürü limited şirkete ait yerde haciz yapılarak borcun tahsil edilemeyeceği ” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava konusu haciz sırasında … Deri Ltd.Şti. adına yetkilisi tarafından istihkak iddiasında bulunulması,
dava dilekçesinde icra takip dosya numarasının doğru olarak bildirilmesi, davalı …’in vekilinin üçüncü kişi şirket vekili olarak da duruşmaları takip etmesi karşısında;gerekçeli karar başlığında davalı üçüncü kişi olarak sadece şirket yetkilisi adına yer verilmesi, yerinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesi uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi” davası niteliğindedir.
Davacı alacaklının ve davalı üçüncü kişinin delil olarak dayandığı İzmir 20. İcra Müdürlüğü’nün 2007/7643 Esas sayılı dosyasında, takip borçlusu olan … A.Ş. adına ödeme emrinin, dava konusu haczin yapıldığı yerde 15.03.2007’de borçlu şirket yetkilisi … imzasına tebliğ edildiği, bu adrese 13.03.2007 ve 14.05.2007 tarihlerinde iki kez hacze gidildiği, ikisinde de borçlu şirket yetkilisi … ’in hazır bulunduğu görülmektedir. Aynı adreste yapılan 27.06.2007 günlü hacizde, üçüncü kişi … Deri Ltd. Şti. yetkilisi … icra kefili olmayı kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunmuştur. Aynı dosya içerisinde bulunan 22.06.2004 günlü imza sirküleri ile 07.01.2004 tarihli vekaletnameden …’in borçlu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı üçüncü kişi, delil olarak dayandığı kira sözleşmesinde adresini borçlu şirketin ticaret sicilde kayıtlı önceki merkez adresi olarak göstermektedir.
Davalı 3.kişi ile borçlu şirket arasında aynı alanda, aynı adreste faaliyet göstermeleri ve ortakları itibarı ile organik bağ bulunduğu, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır.
Bu maddi ve hukuksal olgular karşısında davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm tesis edilmesi isabetli değildir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı (alacaklı) …’s Spor Malzemeleri Ltd.Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 25.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.