Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1878 E. 2010/7181 K. 23.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1878
KARAR NO : 2010/7181
KARAR TARİHİ : 23.09.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 12.515 TL hasar bedelinin davalı servise ödendiğini ancak servisin aracın onarımına geç başlaması nedeniyle hasar miktarının artmasına sebebiyet verdiğini belirterek davalının ağır ihmal ve kusuru nedeniyle artan 8.329,26 TL hasar bedelinin ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, sel baskını nedeniyle hasarlanan aracın olay mahallinde uzun süre bekletildikten sonra servise getirildiğini, olaydan 1 gün sonra sigortalının hasarının giderilmesini istediğini, ekspertizin 3 gün sonra gelip inceleme yaptığını, eksper onayı olmadan onarıma başlamayacaklarını, sel baskını halinde en geç 6 saat içinde araca müdahale edilmediği takdirde bu hasarın kaçınılmaz olduğunu kaldı ki aracın motoruna kirli ve tuzlu su girdiğinden anında müdahale edilse dahi motorun kurtarılamayacağını, gecikmenin müvekkilinden kaynakladığını, kusuru kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 8.329,26 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değer-
lendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı şirkete kasko sigortalı araçta sel baskını nedeniyle meydana gelen hasarın zamanında müdahale edilmemesinden dolayı artmasına sebebiyet verildiği iddiasına dayanılarak yetkili servis aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Dosyada mevcut ekspertiz raporunda davalı servisin ilk eksper incelemesinden 25 gün sonra motoru açtığı, değişmesi gerektiğini bildirdiği, bu sürede motorun paslandığı ve hasarın arttığı belirtilmiştir.
Davalı taraf aracın sigortalının beyanına göre uzun süre sel suyu içinde bekledikten sonra aynı gün 28.9.2006 da servise çekildiğini, 29.9.2006 Cuma günü sigortalının servise iş (tamir) emri verdiğini, o gün mesai saati dolduğundan eksperin gelmediğini, 2.10.2006 Pazartesi günü eksperin gelip inceleme yaptığını, motorun değişmesi hususunda onay vermediğini, eksper tarafından onay verilmeden tamire başlanamayacağını, sel baskını halinde aracın ana gövde motoruna normal su girmesi halinde 6 saat içinde müdahele edilmemesi halinde araçta paslanma ve diğer arızaların meydana geleceğini, kaldı ki davaya konu olayda aracın motoruna tuzlu su girdiğini bu durumda anında müdahale edilmiş olsa dahi motorun kurtarılamayacağını, hasarın artmasında kusurlarının olmadığını savunarak, delil listesinde bildirdiği tanıklarının dinlenmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı taraf tanıkları dinlenmediği gibi dosyada mevcut bilirkişi raporunda taraf itirazları ve iddiaları yeterince değerlendirilmemiştir. Bu hali ile bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece davalı tarafça bildirilen tanıkların usulünce dinlenilmesi daha sonra önceki bilirkişiler dışında 2 sigorta hukuku uzmanı ve 1 makina mühendisinden oluşan bilirkişi kurulundan, davalı vekilinin itirazları, ekspertiz raporu, davacı şirketin iddiaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek bu gibi su baskını halinde eksper talimatı olmadan servisin araca derhal müdahale edip edemeyeceği, araca 2.10.2006 eksperin ilk ince-
leme tarihine kadar müdahale edilmiş olsaydı bu hasarın meydana gelip gelmeyeceği, eksper incelemesinden sonra (2.10.2006 tarihinden sonra) müdahale edilmesinin sonucu ne şekilde etkileyeceği davalının hasarın artmasına sebebiyet verip vermediği, bu hususta kusurunun olup olmadığı, varsa kusur oranı yönünden önceki bilirkişi raporunun da irdelendiği, ayrıntılı, denetime elverişli bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Mot. Araç Tic. San. AŞ’ne geri verilmesine 23.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.