YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2174
KARAR NO : 2011/2656
KARAR TARİHİ : 24.03.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi ve tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istihkak davasının reddine davalı alacaklının genel mahkemelerde tasarrufun iptali davası açmakta muhtariyetine dair verilen hükmün süresi içinde davalı üçüncü kişi ve davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, İzmir 6. İcra Müdürlüğü’nün 2009/4851 Esas sayılı dosyasında, alacaklıdan aldığı mallar karşılığında verdiği çekleri ödemeyen borçlu hakkında icra takibi başlattıklarını ve en son mal teslimi yapılan adreste 25.02.2009 günü haciz uyguladıklarını, bu sırada hazır bulunan üçüncü kişi şirket yetkilisinin iş yerini borçludan devraldıkları yönünde bayanda bulunduğunu, İİK’nun 44 ve BK’nun 179. maddeleri gereğince devralanın da işletmenin borçlarından sorumlu olduğunu, mahcuzların tamamının borçluya ait olduğunu, üçüncü kişinin istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli hiçbir belge sunamadığını, muvazaalı iş yeri devrinin İİK’nnu 277. maddesi uyarınca iptali gerektiğini belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine ve tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı (üçüncü kişi) vekili, mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, İİK’nun 99. maddesi gereğince haciz yapıldığından muhafaza işleminin yapılamayacağını, haciz mahallinde borçluya ait belgelerin ele geçmediğini, borçlu şirketle arada organik bağ da bulunmadığını, üçüncü kişi şirket yetkilisinin iş yeri devri ile ilgili beyanın haciz tutanağına sehven yazıldığını, ispat yükünün de alacaklıya düştüğünü, icra hukuk mahkemesinde sadece üçüncü kişinin açtığı istihkak davasında karşılık dava olarak tasarrufun iptali davasının açılabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu) vekili, haciz adresi ile ilgilerinin kalmadığını, mahcuzların kendilerine ait olmadığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin borçlu şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde yapıldığı, üçüncü kişinin iş yerini içindeki makinelerle birlikte kısa süre önce borçludan devraldığını beyan ettiği, İİK’nnu 44. madde gereklerinin yerine getirildiğinin iddia ve ispat edilemediği, BK’nun 179. maddesi gereğince devralanın da işletmenin borçlarından sorumlu olduğu, tasarrufun iptali davasının genel mahkemelerin yetkisine girdiği“ gerekçesi ile istihkak iddiasının reddine, alacaklının tasarrufun iptali davası açmakta muhtariyetine karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi ve borçlu vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesi uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi” davası niteliğindedir.
Hüküm fıkrasında istihkak iddiası reddedilirken üçüncü kişi yerine borçlu unvanının kullanılması mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün maddi hata niteliğinde görülmüştür.
İİK’nun 97/17. maddesinde düzenlenmiş bulunan tasarrufun iptali davası, üçüncü kişinin açtığı istihkak davasında açılabilecek bir karşı dava niteliğindedir. İİK’nun 99. maddesinden yararlanılarak tasarrufun iptali davası açılamaz. (24.02.1954 gün, 2/7 sayılı İBK)
Somut olayda alacaklı İİK’nun 99. maddesi uyarınca açtığı davada, tasarrufun iptali istemini de ileri sürmüştür. Mahkeme gerekçesinde tasarrufun iptali istemine ilişkin talebin aynı davada görülemeyeceği genel mahkemenin görevine girdiği belirledikten sonra hükümde alacaklının genel mahkemede dava açmakta muhtariyetine biçiminde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu durum sonuca etkili olmadığından ve temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni de yapılmamıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı üçüncü kişi ve davalı borçlu vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve
aşağıda dökümü yazılı 607,50 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı 3.kişi ve davalı borçludan alınmasına 24.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.