Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/2340 E. 2010/4686 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2340
KARAR NO : 2010/4686
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalılardan …, …, …., …, … ve … vekillerince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 25.5.2010 Salı günü davacı …Ş Bursa Şube vekili Av. … ve Av. … ile davalılar …, …, …, …, … ve … vekili Av. … geldiler. Diğer davalılar ve müdahil tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu taşınmazları kendi parası ile davalılar …, …, …, …, …, … ve …’a satın aldırmasına ve bu davalılardan …’ın aldığı taşınmazı …’ya, davalı …’ın ise aldığı taşınmazı …’a satışına ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri vasıtasıyla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı … tarafından parası verilerek diğer davalılar …, …, …, …, …, … ve … tarafından cebri ihaleden satın alınan taşınmazlara yönelik ve davalı …’ın aldığı taşınmazı …’a satışına ilişkin
2010/2340
2010/4686
tasarrufun iptaline yönelik davanın adı geçen davalıların borçlu ile olan yakın ilişkilerinden dolayı kabulüne ancak davalı …’nin satın aldığı taşınmazın kendi işyeri ile aynı handa bulunmasından ve kendi işyerinin yetersizliği yüzünden borçluyu tanımadan, davalı …’dan satın almış olduğu ve bu taşınmazın önceki sahibinin de borçlu … değil … Sigorta Aracılık Hizmetleri Sigorta Acenteliği A.Ş olduğu bundan dolayı da davalı …’nin iyiniyetli olduğu gerekçesiyle bu davalı açısından davanın reddine ve davalı …’ın taşınmazı elinden çıkardığı tarihteki taşınmazın bedeli ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş, hüküm bu taşınmaz açısından davacı vekilince davanın kabulü yönünden verilen karar ise diğer davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277.ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir. (İİK.277 mad) Bu husus dava şartı olup, hakim görevi gereği doğrudan gözetmek zorundadır. Somut olayda İİK.nun 143.maddesi uyarınca düzenlenmiş kesin aciz belgesi dosyaya sunulmuş değildir. Ne varki icra takibi sırasında yapılan hacizler getirtilen taşınır taşınmaz kayıtları ile bu mallar üzerinde görülen takyidatlar borç miktarlarına ilişkin resmi kurum yazıları dikkate alındığında aciz halinin mevcut olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca borçlu tarafından da bunun aksini gösteren bir mal beyanıda verilmiş değildir.
Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davalılar …, …, … ve … dışındaki diğer davalıların sanık olarak yargılandıkları İstanbul 12.Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/313 Esas sayılı dosyasında yargılama devam etmekte olup maddi olayın netleşmesi davalıların ilişkilerinin ne düzeyde olduğunun belirlenmesi açısından davanın sonucunun beklenmesi zorunludur. Davalılardan borçlu Erol’un durumunu, davalı …’ ait olduğu iddia edilen paralar ile ihaleye girerek taşınmaz satın alan davalı … tarafından, bilinip bilinemeyeceğinin açığa kavuşması, ceza davasında davalı …’ın kardeşi Oğuz Yenen’in de sanık olarak yer aldığı nazara alındığında önem arz etmektedir. Zira davacının temyizine konu ettiği ve halen davalı … adına kayıtlı
2010/2340
2010/4686
olan taşınmaz, davalı …’ye davalı … tarafından satılmıştır. Davalı …’nin, bir mali müşavir olduğu ve kendi dükkanının bulunduğu handan, davaya konu komşu dükkanı satın alırken, davalı …’un Bursa içerisindeki tanınmışlığı o dönemdeki medya haberlerine konu oluşu nedeniyle, rehin veren durumundaki ilk malik Eşrefoğlu Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş ile … arasındaki bağlantıyı da mali müşavir olmasından dolayı bilebilecek durumda olup olamayacağı da değerlendirilmelidir. İstanbul 12.Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/313 Esas sayılı davanın iddianamesinde özellikle “Gayrimenkul Varlığı Hakkında Yapılan Tesbit ve Değerlendirmeler” başlığı altında davalı …, … ve …’un dava konusu taşınmazları edinmelerine dair bir takım açıklamalara yer verilmiştir. Davalı … adına alınan taşınmazların davalı …’un verdiği paralarla açık artırmadan alındığıda ifade edilmiştir. Hal böyle olunca İstanbul 12.Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/313 Esas sayılı ceza dosyasının sonucu beklenerek toplanan deliller birlikte değerlendirilip buna göre bir hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 750.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, 750,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 25.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.