Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/2464 E. 2010/6222 K. 01.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2464
KARAR NO : 2010/6222
KARAR TARİHİ : 01.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’un müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece tasarrufa konu taşınmazın borçlunun ipotek borcu nedeniyle satılmış olması nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu taşınmazın üzerindeki ipotek borcu nedeniyle cebri icra yolu ile satılması nedeniyle davacı alacaklıya bu taşınmaz satışından kalan bir para olmaması nedeniyle konusuz kalan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2)Ancak davanın konusuz kalması halinde dava açılmasına hangi tarafın neden olduğu araştırılarak yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından yapılan araştırmanın sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Somut olayda mahkemece davalılar arasında maddi veya manevi bir bağ bulunmaması ve davanın redde matuf olması nedeniyle davacı tarafın yargılama giderleri ve vekalet ücretine mahkum edilmesine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli bulunmamaktadır. Davalı üçüncü kişi konumunda bulunan … cevap dilekçesinde davalının babası … … ile kardeşi … hakkında icra takibi yaptığını, borçlu davalı …’e daha önce sattığı taşınmazlara ilişkin olarak aldığı 10 adet sıralı çekin karşılıksız çıktığını, sattığı taşınmazların bedelini tahsil edemediğini, yaptığı icra takibinden de sonuç alamadığını beyan etmiş, dosya içerisinde bulunan tapu kayıtlarından Eskişehir ili Tepebaşı ilçesinde kain 460 ada 34 nolu parsel üzerindeki 17 nolu bağımsız bölüm ile Eskişehir ili Odunpazarı ilçesinde kain 2234 ada 8 nolu parsel üzerindeki 5 nolu bağımsız bölümün davaya konu edilen tasarrufun yapıldığı tarihe yakın tarihlerde ve çok kısa aralıklarla davalı borçlu … tarafından dava dışı …’e onun tarafından ise davalı …’a satılmış olduğu, yine dosya kapsamından Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/41 ve 59 esas sayılı dava dosyalarında davalılar aleyhine başka taşınmazlarla ilgili tasarrufun iptali davalarının bulunduğu, dava konusu taşınmazın tasarruf tarihinden daha önce 20.10.2008 tarihinde davalı … tarafından borçlu …’e satıldığı ve satış bedelinin ödenmemesi nedeniyle tekrar … tarafından …’a geri satılmış olduğu davalı …’in dosya arasındaki beyanlarından ve belgelerden anlaşılmıştır. Bu durumda davacı tarafın tasarruf tarihi itibariyle borçlu …’dan alacaklı olup hakkında icra takibi yaptığı ve yapılan haciz işlemlerinden borçlunun aciz halinde olduğu, taşınmazın ipotek nedeniyle cebri icra yolu ile satışının dava açıldıktan sonra yapıldığı göz önüne alınarak dava açma şartlarının oluştuğunun kabulü ile davalı …’ın borçlu davalı …’in babası ve kardeşi hakkında yaptığı icra takiplerine ilişkin takip dosyaları ile Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/41 ve 59 esas sayılı dava dosyalarının getirtilerek davalıların beyanları ile birlikte davalılar arasındaki ilişkinin irdelenmesi, dava konusu taşınmazın tapu kaydının ilk oluştuğu tarihten itibaren getirtilerek taşınmazın borçlu davalıya kim tarafından satıldığı, davalı …’in ileri sür-
düğü gibi dava konusu dairenin kat karşılığı inşaat sözleşmesi sonucu kendisi tarafından alınıp daha sonra borçlu davalı …’e satılıp satılmadığı hususu üzerinde durulması, davalı …’ın cevap dilekçesinde bildirdiği gibi borçlu ile tasarruf öncesine dayanan ticari bir ilişkisinin bulunup bulunmadığı ve borçlunun ızrar kastını bilebilecek durumda olup olmadığı hususunun kararda tartışılması, gerektiğinde ivazlar arasında fahiş fark olup olmadığının tesbiti açısından yerinde bilirkişiler vasıtası ile keşif yapılması ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, tarafların davadaki haklılık durumlarının tartışılarak yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 1.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.