Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/287 E. 2010/2913 K. 30.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/287
KARAR NO : 2010/2913
KARAR TARİHİ : 30.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın müvekkillerinin çocuğuna çarparak yaralanmasına neden olduğunu ileri sürerek, 3.000,00 TL maddi ve ayrı ayrı 6.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, verilen kesin süreye rağmen kusur tespiti için alınması gereken bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesi ile kanıtlanmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeni ile oluşan yaralanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar tarafında kesin süre verilmesine rağmen kusur durumunun tespiti için gerekli gider yatırılmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir. Kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanmamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır. Bu itibarla geciken adaletin de bir adaletsizlik olduğu düşüncesinden hareketle, davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır.(H.G.K 10.10.2001 2001/14-940 Esas, 2001/701 Karar).
Kusur durumunun belirlenmesi için bilirkişi raporu alınamamış ve davacı tarafından, ceza yargılamasında alınan kusura ilişkin raporun kabul edilmediği de belirtilmiştir. Ancak ceza yargılaması sonucunda verilecek hüküm, hukuk mahkemesi için maddi olgu yönünden bağlayıcıdır. Bu nedenle, ceza davasının sonuçlanması beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın kesin süre nedeni ile reddi yoluna gidilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 30.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.