YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2892
KARAR NO : 2010/9931
KARAR TARİHİ : 22.11.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko ve ihtiyari mali sorumluluk sigortalı aracın, karıştığı trafik kazası sonucu pert total olduğunu, karşı araç için de 5.700.00 TL ödediklerini, çekilen ihtarnameye rağmen davalı sigortanın ödeme yapmadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 7.000.00 TL hasar bedelinin ve karşı araç için yapılan ödemenin, ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, poliçe peşinatı kazadan sonra ödendiğinden, sigorta teminatının başlamadığını ve müvekkili şirket sorumluluğunun doğmadığını, tazminat miktarının fahiş olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, poliçe prim peşinatı kazadan sonra ödendiğinden, TTK.’nun 1295. maddesi ve Kasko Sigortası Genel Şartları’nın C.1. maddesi uyarınca, teminatın yürürlüğe girmediği ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko ve ihtiyari mali sorumluluk sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında kasko ve ihtiyari mali sorumluluk teminatını kapsar şekilde sigorta poliçesi, 04.03.2006 – 04.03.2007 vadeli olarak düzenlenmiştir. Çekişme, anılan bu poliçe nedeniyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun başlayıp başlamadığı noktasında toplanmaktadır.
Dava konusu kaza 17.04.2006 tarihinde meydana gelmiş, poliçede peşin olarak ödeneceği kararlaştırılan 216.00 TL prim peşinatı 18.04.2006 tarihinde, kalan bir kısım taksitler de 15.05.2006 ve 16.06.2006 tarihinde ödemiştir.
Prim peşinatının rizikodan önce yatırılmaması nedeniyle sigortacının sorumluluğunun TTK.’nun 1295/2. madde hükmü uyarınca başlamadığı hallerde, sigortacının olaydan ve ihbardan, diğer anlatımla rizikoyu öğrendikten sonra primleri tahsil etmesi, sonrasında geri vermemesi ve bir ihtarla da sözleşmeyi feshetmemesi hallerinde, sigortacının sözleşmeyi ayakta tutması karşısında, tahsil öncesi gerçekleşen rizikodan sorumludur. Dairemiz’in yerleşik uygulaması da bu yöndedir.
Bu durumda mahkemece, rizikonun teminat kapsamında olduğu anlaşılmakla, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Kabule göre:
Davacı vekili dava dilekçesinin sonuç bölümünde, kendi aracı için 7.000.00 TL hasar bedeli ile karşı araç için ödediği miktarın tahsilini istemiştir. Davacı vekiline, karşı araç için hangi poliçeden ve ne miktar tazminat istediği açıklattırılıp, harcı da ikmal edilmeden karar verilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.