Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/3030 E. 2010/10942 K. 13.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3030
KARAR NO : 2010/10942
KARAR TARİHİ : 13.12.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafça yola döşenen rogar kapağının yerinden çıkması nedeniyle oluşan kazada müvekkiline sigortalı aracın zarar gördüğünü, araçta 3.014,00 TL zarar oluştuğunu ileri sürerek, bu meblağın faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin zarardan sorumlu olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, kazada davalının % 75 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.253,00 TL’nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı Aski Genel Müdürlüğü vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemlerine gelince, dava kasko sigortası sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya kasko sigortalı aracın logar kapağının çarpması sonucu hasara uğradığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, hasara neden olan logar kapağının kimin sorumluluğunda olduğu konusundadır.
İSKİ’nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı kanunun ek 5. maddesinde bu kanunun diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanacağı açıklanmış, ek 6. maddesinde 5363 sayılı Ankara Su Tesisatının Belediyeye Devri ve İşletilmesi Hakkındaki
2010/3030
2010/10942
Kanunu 23.11.1981 de yürürlükten kaldırılmış bulunmaktadır. Böylece ASKİ de 2560 sayılı kanuna tabi bir kuruluş haline gelmiştir.
Aynı yasanın 2/d maddesinde “Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak” şeklinde görev ve yetkilerini belirtmiştir. Yukarıda açıklanan yasa gereği, logar kapağının meydana getirdiği zarardan ASKİ’nin sorumlu olacağı bir gerçektir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kazaya ilişkin %75 oranında kusurun ASKİ’ye, % 25 oranında ise, dava dışı belediyeye ait olduğu belirlenmiştir.
Bu durumda, ASKİ’nin görev ve yetkilerine ilişkin 2/d maddesi gereğince, logar kapağının yapım, bakım, onarım ve kontrol görevi ASKİ’ye ait olup, dava dışı belediyeye kusur verilmesi isabetli değildir.
O halde mahkemece, kusur durumunun davacı ile davalı arasında değerlendirilmesi yönünde bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 52,80 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşini alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.