YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3436
KARAR NO : 2010/8759
KARAR TARİHİ : 25.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların malik ve trafik sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyeti olmak üzere, ıslah ile arttırılmış toplam 8.550.00 TL’nın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi 7.500.00 TL’ndan sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, kusur oranını ve tazminat miktarını kabul etmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili, gerçek zarar miktarından, kusura göre 10.000.00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını, kaza tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tarafların kusur durumuna göre, davalı sigorta şirketinin, yargılama sırasında poliçe limiti dahilindeki hasar miktarını ödeyerek ibraname aldığı, diğer müteselsil borçlunun da aynı oranda borçtan kurtulduğu, başkaca alacak kalmadığı anlaşılmakla, davalı … hakkındaki davanın esastan reddine, davalı sigorta şirketi aleyhindeki davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili 23.12.2008 tarihli duruşmada, davalı sigorta şirketi limit dahilinde ödeme yaptıklarını, davanın konusuz kaldığını bildirmiş ve 03.12.2008 tarihli ibranameyi dosyaya ibraz etmiştir. İbranamede de, davalı sigorta hakkında davayı takip etmeyeceklerini belirtmiştir.
Bu durumda, davalı sigorta şirketi dava açıldıktan sonra yani yargılama aşamasında ödeme yapmıştır. Davacı da bu ödemeye istinaden davasından feragat etmemiş, davanın konusuz kaldığını ifade etmiştir.
O halde; mahkemece, “dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerekirken, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece davalıların davanın açılmasına sebebiyet verip vermedikleri, davanın kabul ve red oranına göre, tarafların lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilip hükmedilemiyeceği, alacağın fer’ileriyle birlikte ödendiğine dair ibraname içeriği gözetilerek, tartışılıp bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.