YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4335
KARAR NO : 2010/10570
KARAR TARİHİ : 06.12.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi), davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine yapılan takipte alınan talimat ile Beylikova İcra Müdürlüğünün 2009/14 Tal. sayılı dosyasından 06.10.2009 tarihinde yapılan haciz işleminde, borçlu ile ilgisi olmayan ve kendisine ait kulak numaralı hayvanların haczedildiğini ileri sürerek, mahcuzların kendisine teslimine karar verilmesini talep etmiş, bilahare kendisini vekil ile temsil ettirmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, mahcuzların müvekkiline ait olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davacı 3.kişi ile borçlunun kardeş olup birlikte oturdukları, 06.10.2009 tarihli haciz işleminin aynı gün öğrenildiği, İİK.nun 96/3.maddesi uyarınca, davacının hacze ıttıla tarihinden itibaren (7) gün içinde istihkak iddiasında bulunması gerektiği, buna göre davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2010/4335
2010/10570
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
İİK.nun 19.maddesinde, “gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk günün hesaba katılmayacağı” açıklanmış, aynı şekilde HUMK.nun 161.maddesinden de, “müddet gün olarak tayin edilmiş ise tefhim veya tebliğ edildiği günün hesaba katılmayacağı” belirtilmiştir.
İİK.nun 96/3.maddesinde ise “Malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde, aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. İstihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak davasının açıldığı tarihte istihkak müddeisi ile birlikte oturan kimseler yahut bu şahısların iş ortakları, iddianın yapıldığı tarihte veya istihkak davası 97 nci maddenin 9 uncu fıkrası gereğince açılmışsa davanın açıldığı tarihte malın haczine ıttıla kesbetmiş sayılırlar.” hükmüne yer verilmiş, aynı yasanın 97/9.maddesinde de, “Yukardaki hükümler dairesinde kendisine istihkak talebinde bulunmak imkanı verilmemiş olan üçüncü şahıs, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında, hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde, icra mahkemesinde istihkak davası açabilir. Aksi takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, haciz işlemi davacı 3.kişi ile kardeşi olan borçlunun birlikte oturdukları adreste, 06.10.2009 tarihinde yapılmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davacı 3.kişi tarafından takip dosyasına istihkak iddiası bildirilmemiş ve İİK.nun 97.maddesindeki prosedür işletilmemiştir. Bu durumda, haczin yapıldığı 06.10.2009 günü hesaba katılmayıp, süre ertesi gün başlayacağından, davacı 3.kişi İİK’nun 97/9.maddesinde öngörülen 7 günlük dava açma süresinin son gününde istihkak davasını açmıştır.O halde, mahkemece, davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilmesi, taraflarca bildirilen deliller toplandıktan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulu ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 6.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.