Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/4384 E. 2010/5517 K. 15.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4384
KARAR NO : 2010/5517
KARAR TARİHİ : 15.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Bahçelievler’deki iki adet dükkanının 1/2 hissesini 7.2.2003 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı … vekili, takip konusu çeklerden müvekkilinin borçlu değil alacaklı olduğunu, taşınmazların gerçek değeriyle satıldığını, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, alacağın muvazaalı olduğunu, taşınmazların iyiniyetle 32.000,00 TL’ye alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, borcun tasarruftan önce doğduğunun ispatlanamadığı taşınmazların gerçek değeri ile tapudaki satış bedelleri arasında fahiş fark bulunmadığı ve davalı 3.kişinin kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için borcun, iptali istenen tasarruftan önce doğması gereklidir. Somut olayda takip konusu alacak 3.3.2003- 28.4.2003 tarihleri arasında keşide edilen yedi adet çeke dayalıdır.
Mahkemece borcun, iptali istenen 7.2.2003 tarihli tasarruftan sonra doğduğu ve aksinin ispatlanamadığını kabul edilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemekledir. Davacı alacaklı borcun 2002 yılı Aralık ayında doğduğunu belirtmiş ve bu yöndeki delillerini sunmuştur.
Davalı borçlu vekili 28.3.2008 tarihli beyanında çeklerin keşide tarihinden önce 15.2.2003 tarihde alındığını açıklamıştır. Davalı borçlu isticvap davetiyesine tutuklu olduğu gerekçesiyle cevap veremediğini ve duruşmaya katılamadığını belirtmiş ise de, Adalet Bakanlığından gelen cevapta borçlunun isticvap davetiyesinin tebliğ edildiği ve bu hususta bildirilen duruşma tarihinde tututlu olmadığı anlaşılmış, imaj faktörün A.Ş’nin cevabı, tanık … ve …’nun beyanları birlikte değerlendirildiğinde borcun 2002 yılı Aralık ayında doğduğu ve bu tarihinde tasarruf tarihinden önce olduğunun kabulü gerekeceğinden mahkemenin bu yöndeki gerekçesi isabetli görülmemiştir. Ancak borcun tasarruf tarihinden önce doğduğunun kabul edilmesi gerekmekle beraber taşınmazın tapudaki satış bedeliyle bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değeri arasında misli fark bulunmadığı ve davalı 3. Kişinin kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 15.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.