YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4854
KARAR NO : 2010/5338
KARAR TARİHİ : 08.06.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi, Kadirli İcra Müdürlüğünün 2005/420 Esas sayılı dosyasından,25.05.2005 tarihinde borçlu ağabeyinin borcundan dolayı kendisine ait ev eşyalarının haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı ve borçlunun birlikte yaşadıklarını, elektrikli ev aletlerinin 3’er tane olmasının yaşam deneyimlerine uygun olmadığından haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, haciz adresindeki kardeşinin yanına zaman zaman gittiğini ancak kendisinin bir başka adreste ikamet ettiğini belirtmiştir.
Mahkemenin, icra mahkemesince istihkak iddiasının kabul edildiğinden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığına ilişkin ilk kararı Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 23.10.2007 tarih 2006/15892 Esas 2007/190 Karar sayılı ilamı ile, karara esas alınan ilamın takibin taliki kararına ilişkin olduğu ve 3.kişinin dava açmakta hukuki yararı bulunduğu ve esastan karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda haciz adresinin ve hacizli ev eşyalarının davacıya ait olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 25.05.2005 tarihinde borçlu ve davacı 3.kişi huzurunda haczedilmiştir. İİK’nun 97/a maddesi 1.fıkra 2.cümlesi gereğince borçlu ve 3.şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurma halinde dahi mal borçlu elinde sayılır ve anılan madde de yer alan mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile alacaklı yararındır. Mülkiyet karinesi aksinin davacı tarafından kesin ve güçlü delillerle kanıtlanması gerekmektedir.
Davalı borçlu, önce düzenli ikametgahının bulunmadığını ve kardeşlerinin yanında kaldığını beyan etmiş .daha sonrada bir başka adrese ilişkin olarak muhtarlıktan alınan bir beyanname sunmuş ise de, beyanlardaki çelişki ve belge tarihinin hacizden sondaki taşıması nedeniyle itibar edilmemiştir.
Davacı 3.kişi hacizli mallara ilişkin, adına düzenlenmiş eski tarihli fatura ve bunları teyit edin garanti belgelerini sunmuştur. Buna göre, 25.05.2005 tarihli haciz tutanağının 4.sırasındaki Arçelik 5950 Çamaşır Makinesi, 5.sırasındaki Arçelik 5270 No-Frost buzdolabı, 6.sıradaki bilgisayar, 8.sıradaki Arçelik halı yıkama makinesi,9.sıradaki Vestel 72.TV ve 10.sıradaki Vestel klimanın davacıya ait olduğu, bunların dışındaki mallara ilişkin mülkiyet belgesi sunulmadığından karine aksinin ispatlanmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davacı 3.kişinin sayılan bu mallar yönünden davanın kabulüne, diğer mallarla ilgili davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın tümden kabulüne karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 8.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.