Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/5686 E. 2011/1989 K. 07.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5686
KARAR NO : 2011/1989
KARAR TARİHİ : 07.03.2011

MAHKEMESİ : Gaziantep Asliye 3. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili asıl ve birleşen davada, davalı borçlu Faruk aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlardan bir kısmını davalı …’e bir kısmını da davalı …’e satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … ve Aysel vekili alacağın gerçek bir alacak olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davaya konu taşınmazların satış bedeli ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunmadığı, davalıların taşınmazları iyi niyetli olarak satın aldıkları, davacı tarafın alacağın kaynağına ilişkin somut bir kayıt ya da belge ibraz edemediği, davacının Faruk ve senette alacaklı konumunda olan davacı vekili … hakkında işlem yapmadığı gibi adı geçen …’ya vekil sıfatı ile kendisini temsil ettirdiği ve bu durumun iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı, takibe konu olan bu kadar büyük meblağlı bir alacağın hiç bir kayıt ve belge olmaksızın borçlanılmasının hayatın normal akışına uygun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak vekalet ücretinin takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda taşınmazların tasarruf tarihindeki değerleri alacak miktarından daha azdır. Bu durumda vekalet ücretlerinin taşınmazların tasarruf tarihindeki gerçek değerleri üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde belirlenmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl dava için kurulan hükmün 3 nolu bendinde yer alan ”45,200,00.” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına yerine “33.672,00” ibaresinin birleşen dava için kurulan hükmün 3 nolu bendinde yer alan ”31,355,00.” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına yerine “17.717,00” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına 7.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.