Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/5739 E. 2010/6260 K. 01.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5739
KARAR NO : 2010/6260
KARAR TARİHİ : 01.07.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Sivas 1. İcra Müdürlüğü’nün 2005/1931 Esas sayılı dosyasında trafik kaydına haciz konulan …, …, … ve … plaka sayılı 4 adet aracın davacı tarafından, takip borçlusundan noterde yapılan sözleşme ile takip ve haciz tarihinden çok önce 06.02.1998’de satın alındığını ve davacı adına kayıtlı olduğu halde trafik kaydına haciz konulduğunu belirterek icra müdürlüğü tarafından hukuka aykırı biçimde konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, ticaret sicil kayıtlarına göre davacı ve borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğunu, ortakları aynı olduğu halde unvan değişikliği ile alacaklılardan mal kaçırmaya çalıştıklarını, belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “davacı ve borçlu şirket arasında ortaklar itibarı ile organik bağ bulunduğu, dava konusu araç satışlarının alacaklılardan mal kaçırmak için danışıklı olarak yapıldığı, davacı şirketin,borçlu adına kayıtlı malları kaçırmak için,alacaklılara zarar verme kastı ile kurulduğu “ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu …, …, … ve … plaka sayılı araçlar 06.02.1998’de noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alınmış ve davacı adına ruhsat kaydı yapılmıştır.
Takip borçlusu hakkında 01.02.2001 vade tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca 05.04.2001’de ilamsız icra takibi başlatılmış, bu sırada davacı adına kayıtlı araçların trafik kaydına da dava tarihinden önce 2001 yılında haciz konulmuş, 1 yıl içinde satış istenmediğinden haczin düşmesi nedeni ile 2002 yılında haciz kaydı talep üzerine yenilenmiş, ancak 2003 yılında yine 1 yıl içinde satış istenmediğinden verilen haczin yenilenmesi kararı ve bundan sonra aynı şekilde 2007 ve 2008 yıllarında ve davanın yargılama aşamasında 05.01.2009’da verilen hacizlerin yenilenmesi kararları da (araçların üçüncü kişi adına kayıtlı olması nedeni ile) trafik kaydına işlenmemiş, ancak son taleple ilgili hüküm tarihinden sonra 03.06.2009’da haciz kaydının işlendiği, gerekçesinin de istihkak davasının devam ediyor olması ve hak kaybına neden olunmaması olarak bildirildiği anlaşılmaktadır.
Dava tarihi itibariyle geçerli bir haczin bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden işin esasına yönelik yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Gerçekten de; dava tarihinde geçerli bir haciz yoksa dava şartı olmadığından davanın reddine, yargılama aşamasında hacizler ortadan kalkmışsa konusuz kalan davaya ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin buna göre takdir edilmesi gerekmektedir.
2-Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ:Davacı üçüncü kişi Yıltaş Uluslar arası Taşımacılık A.Ş. vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 01.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.