YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5961
KARAR NO : 2010/11126
KARAR TARİHİ : 16.12.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (borçlu şirket) temsilsi, Lüleburgaz 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/2307 Esas sayılı dosyasında yapılan 18.06.2008 günlü hacze konu menkullerden 60 tonluk kantarı Ali Akar’a sattığını, Meksan marka akaryakıt pompasının … A.Ş. tarafından ve 3 adet vitrinli buzdolabının da …, … ve … şirketleri tarafından mallarının satışı için kendilerine tahsis edildiğini, aradaki sözleşme uyarınca haczedilemeyeceğini ve satılamayacağını belirterek kendisine ait olmayan menkullerin haczedilemeyeceğini belirtmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu menkullerin borçlu elinde haczedildiğini, istihkak davasına konu edilebileceğini, şikayet yolu ile haczin kaldırılmasının ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “borçlu şirketin istihkak davasını açtığı, şirket müdürünün açılan davaya icazetinin verilen kesin süre içinde temin edilemediği,lehine istihkak iddiasında bulunulan üçüncü kişilerin de verilen kesin süre içinde davaya dahil edilmediği“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı borçlu şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açılan “istihkak” davası niteliğindedir.
2010/5961
2010/11126
Borçlunun haciz sırasında üçüncü kişiler yararına ileri sürdüğü istihkak iddiası ile ilgili İcra Müdürlüğü tarafından prosedür işletilmemiş, davayı borçlu şirket temsilcisi açmıştır.Yargılama sırasında 24.06.2008 günlü tensip ara kararı ile davacıya “üçüncü kişilerin davaya dahil edilmesi konusunda duruşma gününe kadar” kesin süre verilmiş, borçlu tarafından gereği yerine getirilmemiştir.
Ne var ki HUMK’nun 163. maddesi uyarınca hakimin tayin ettiği kesin sürenin sonuç doğurabilmesi için, verilen sürenin sonunun hangi güne denk geldiğinin ve yapılacak işlerle ilgili yükümlülüklerin neler olduğunun açıkça belirtilmesi gerekir. Mahkemece verilen kesin süre bu şartları taşımadığından, davanın reddine yönelik gerekçe hatalı ise de; borçlunun taraf sıfatı taşımaması karşısında verilen karar sonuç itibarı ile doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı temsilcisinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı borçludan alınmasına 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.