Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/6173 E. 2010/10732 K. 09.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6173
KARAR NO : 2010/10732
KARAR TARİHİ : 09.12.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı araç ile müvekkili şirkete trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davalı tarafa 5.750 TL poliçe limitinin ödendiğini, ödeme yapıldıktan sonra müvekkiline trafik sigortalı aracın sürücüsünün alkolsüz ve olayda kusursuz olduğunun anlaşıldığını, davalının sebepsiz zenginleştiğini, İstanbul 4.İcra Müdürlüğünün 2009/14246 sayılı dosyasında davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına 31.10.2008 ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının sigortalısı aleyhine Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/277 sayılı dosyasında açılan davanın derdest olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı ZMMS şirketinin sigortalısının alkollü ve kusurlu olduğu zannıyla, zarar gören tarafın kasko sigortası şirketine ödeme yapıldığı iddiası ile sebepsiz zenginleşmeye dayanılarak açılan itirazın iptali davasıdır.
BK.’nun 61.maddesi gereğince “Haklı bir sebep olmaksızın aharın zararına mal iktisap eden kimse, onu iadeye mecburdur. Hususiyle muteber olmayan veya tahakkuk etmemiş bulunan bir sebebe yahut vücudu nihayet bulmuş olan bir sebebe müsteniden ahzolunan şeyin, iadesi lazımdır”. Yine aynı kanunun 66.maddesi “Haksız surette mal iktisabından dolayı ikame olunacak dava mutazarrır olan tarafın verdiğini istirdada hakkı olduğuna ıttıla tarihinden itibaren 1 sene müruriyle ve her halde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren 10 senenin müru-
2010/6173
2010/10732
riyle sakıt olur” hükmü düzenlenmiştir. TTK’nun 1268.maddesi ancak sigorta sözleşmesinin tarafları arasında uygulanabiler, sigorta sözleşmesinin tarafları arasındaki akdi ilişkisinin koşullarını belirleyen hükümlerden olup somut olayda davanın tarafları ise yasanın onandığı şekilde sigorta sözleşmesinin tarafları değildir. Bu nedenle zamanaşımı hususunda genel hükümlerin uygulanması gerekir.
Davacı vekili müvekkilinin kaza tesbit tutanağına göre trafik sigortalısı tam kusurlu ve alkollü göründüğü için kazada zarar gören 3.kişinin zararının davalı kasko sigortası şirketine 31.10.2008 tarihinde ödendiğini ve sigortalıya rücu talebinde bulunulduğunu bu aşamada sigortalının alkolsüz olduğuna dair 25.10.2006 tarihli saat 01.43’te düzenlenen Gelibolu Devlet Hastanesinden alınan rapor ile Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/64 Değişik İş sayılı dosyasında olayda kusurunun bulunmadığına, davalının kasko sigortalısının tam kusurlu olduğuna ilişkin 1.11.2006 tarihli bilirkişi raporunu ortaya koyduğunu, bu nedenle davalı tarafın sebepsiz zenginleştiğini, davalıya 13.1.2009 tarihli ihtar yazısının gönderildiğini daha sonra 7.5.2009 tarihinde icra takibine geçildiğini belirterek açıkça sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı aleyhine iş bu davayı açtığını bildirmiştir.
Bu durumda mahkemece, BK 66.maddesi gereğince davacı tarafın hangi tarihte sigortalısının alkolsüz olduğunu ve olayda kusurunun bulunmadığını öğrendiği tarihin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 9.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.