YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6190
KARAR NO : 2010/10024
KARAR TARİHİ : 23.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarpması nedeniyle araçta meydana gelen zararın sigortalıya ödendiğini, 5.250 TL tazminatın tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait aracın sürücüye satıldığını, işleten olmadığını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile; Kığı İcra Müdürlüğünün 2003/20 Esas Sayılı dosyasındaki 5.250 TL asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptaline takibin bu miktar üzerinden devamına, 2.100 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 20/d maddesi gereğince noter aracılığı ile yapılmayan satış işlemlerinin geçerliliği olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı şirkete kasko sigortalı araca verilen zararın tazmini amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Bu tür davalarda kusur oranı ve zararın tesbiti yargılamayı gerektirdiğinden ve alacakta likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez. Somut olayda; talep edilen hasara ilişkin alacak miktarı muayyen olmayıp yargılama sırasında bilirkişi incelemesi sonucu saptanmıştır. Bu durumda muayyen (likit) olmayan alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilemez. Açıklanan nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetli olmayıp bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının ikinci bendinde yazılı “Asıl alacak üzerinden 2.100 TL.’lik %40 icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine” tümcesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak “yerine alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine” tümcesi yazılarak hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 107,59 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 23.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.