Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/6201 E. 2010/10025 K. 23.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6201
KARAR NO : 2010/10025
KARAR TARİHİ : 23.11.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, araçta meydana gelen hasar bedelinin sigorta şirketi tarafından ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 4.471 TL tazminatın reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, duruşmalara katılmamış, savunma yapmamıştır.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; aracın daha önce karıştığı bir kaza sonucu hasarlandığı, talep edilen tazminatın iddia edilen kaza sonucu olmadığı kaza ile hasar arasında uygun illiyet bağı kurulamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir TTK.nun 1282 nci maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı yasanın 1281 nci maddesine göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından kanıtlanması gerekir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.Ancak sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5 maddesi ve TTK. 1292/3.maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin olarak düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ve diğer belgelerin davalı … şirketine bildirilmesinden sonra davalı … tarafından sigorta hasarın kasko sigortası genel ve özel şartlara göre ödenemeyeceği belirtilmiştir.
Davalı taraf yargılama aşamasında duruşmalara katılmamış savunma yapmamıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda aracın daha önce başka bir kazaya karıştığı, dava konusu kaza sonucu hasarlanmadığı belirtilmiş ve buna göre davanın reddine karar verilmiş ise de bu konudaki ispat külfeti M.K.’nun 6 ve TTK.nun 1281/2.maddeleri uyarınca davalı … şirketine aittir.Kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağı aksi ispat edilene kadar geçerli resmi belge niteliğindedir.Davalı tarafından kaza tutanağının doğru olmadığı, aracın başka bir kazaya karıştığı ve bunun kasko sigorta teminatı dışında kalan hallerden olduğu iddia ve ispat olunmamıştır. Bu hale göre mahkemece araçta meydana gelen hasar belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.